Binicilik eğitmeni S.A., 20 Ekim 2024 tarihinde Ankara'nın Çankaya ilçesi Konutkent Mahallesi'nde bir gökdelenin 43. katından düşerek yaşamını yitirdi. Olayın ardından gözaltına alınan Ferhat D. ve Ezgi Ö. ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.
Ferhat D. ifadesinde, S.A. ile birkaç gün önce tanıştığını, olay sırasında başka bir odada bulunduğunu ve dışarı çıktıklarında S.A.'yı göremediğini belirtti. Ezgi Ö. ise S.A.'nın erkek arkadaşı ile sorunlar yaşadığını ve sık sık ağlama krizleri geçirdiğini iddia etti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, otopsi ve toksikoloji raporlarının tamamlanmasının ardından, olayda 'yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmaması' gerekçesiyle 1 yıl önce kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Kararda, S.A.'nın telefonundan imaj kaydı alınamadığı, HTS incelemesinde şüpheli bir görüşmesinin tespit edilmediği ve otopsi raporunda ölüm sebebinin iç ve dış kanama olduğu belirtildi. Şüphelilerin beyanlarının aksini gösteren bir delil bulunamadığı ve S.A.'ya ait olduğu değerlendirilen bir yazının intihar delili olarak kabul edildiği vurgulandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, savcılık kararına itiraz etti. Bakanlık tarafından Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi'ne sunulan dilekçede, S.A.'nın ölümünden önce taksi çağırdığı, eşyalarını hazırlayıp salona koyduğu belirtildi. Dilekçede, S.A.'nın telefonunun incelenmediği, hayatın olağan akışına aykırı olarak taksi çağrılması ve eşyaların hazırlanmasının intihar düşüncesiyle bağdaşmadığı ifade edildi. Ayrıca, intihar notu olduğu düşünülen yazının S.A. tarafından yazılıp yazılmadığı ve sosyal medyada paylaşılıp paylaşılmadığının belli olmadığı vurgulandı.
Mahkeme, bakanlığın itirazını değerlendirerek takipsizlik kararını kaldırdı. Savcılık tarafından yeniden yürütülen soruşturmada ikinci kez takipsizlik kararı verildi. 14 Mayıs tarihli kararda, S.A.'nın telefonunun imaj kaydının alınamadığına dair Ankara Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün raporu dosyada yer aldı. İletişim tespit evrakının incelenmesinde olay tarihine yakın zamanda çok sayıda görüşme kaydının tespit edildiği, ancak S.A.'nın öldürüldüğüne veya intihara yönlendirildiğine dair somut bir delile ulaşılamadığı belirtildi.
Kararda ayrıca, şüpheli Ezgi Ö.'nün olay tarihinde kullandığı telefonunu başka birine sattığını belirttiği, şüpheli Ferhat D.'nin telefonunda ise olay öncesi veya sonrası içeriklere ait bir veriye rastlanılmadığı kaydedildi. S.A.'dan elde edilen erkek DNA'sı içeren tırnak parçalarından DNA profili tespit edilemediği, şüpheli beyanları ile görüntü inceleme tutanaklarının uyumlu olduğu ve S.A.'nın şüphelilerin eylemleri nedeniyle vefat ettiğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunamadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi.
Ailenin avukatı Ilgın Naz Malkoç Karan, karara tekrar itiraz edeceklerini belirtti. Avukat Karan, savcılık tarafından yapılan soruşturmanın eksik olduğunu düşündüğünü ve ailenin de araştırılmasını istediği konuların bulunduğunu söyledi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak itirazda bulunacaklarını ifade etti.