ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Küba'da rejim değişikliği hedefine yönelik baskıları artırma niyetini açıkça dile getiriyor. Beyaz Saray, tüm Batı Yarımküre'yi kendi etki alanı olarak görmesi nedeniyle, Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel Bermudez'in 'kanlı bir sonuç' uyarısına kulak asmıyor.
Mayıs 2026'nın başlarında, Havana'da yaşanan elektrik kesintileri protesto edilirken, halkın cep telefonlarının ışığında domino oynadığı görüntülendi. Arka planda ise elektrik kesintilerini protesto etmek amacıyla çıkarılan bir yangının alevlendiği görüldü. Bu olaylar, Küba'da yaşanan derin ekonomik krizi ve halkın yaşam koşullarındaki zorlukları gözler önüne seriyor.
Küba rejimi, ölümcül bir ekonomik tıkanıklıkla karşı karşıya bulunuyor. Ülkede akaryakıt ve dizel sıkıntısı yaşanırken, insani kriz derinleşiyor. İktidarın, halk üzerindeki baskıcı kontrolü dışında yeni bir çözüm önerisi sunamadığı belirtiliyor.
ABD'nin bu konudaki kararlılığı, İran ile süregelen diplomatik gerilim ve ABD iç kamuoyunun savaş karşıtı eğilimleri nedeniyle bir süre ertelenmiş gibi görünüyor. Ancak, Trump yönetiminin Küba'ya yönelik politikası, bölgedeki istikrarı etkileme potansiyeli taşıyor.
Başkan Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, askeri operasyonların Salı günü yeniden başlamasının planlandığını ancak Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'ın talebi üzerine Tahran ile müzakerelere ek bir şans tanımak amacıyla ertelendiğini belirtti. Bu durum, ABD'nin küresel diplomasideki manevralarını ve önceliklerini yansıtıyor.