Birleşik Arap Emirlikleri'nin tek nükleer enerji tesisi olan Barakah Nükleer Güç Santrali, pazar günü insansız hava aracı saldırısıyla hedef alındı. Saldırıda tesisin çevre hattında yangın çıkarken, can kaybı veya radyasyon sızıntısı bildirilmedi. Bu olay, İran ile varılan ateşkes sürecinde bölgesel risklerin arttığını gösterdi. Saldırıyı üstlenen olmadı.
Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı, Suudi Arabistan sınırından ülkeye giren üç İHA'dan ikisinin hava savunma sistemlerince engellendiğini duyurdu. Güney Kore ortaklığıyla 20 milyar dolar maliyetle inşa edilen ve 2020'de faaliyete geçen santral, ülkenin enerji ihtiyacının yüzde 25'ini karşılıyor.
Birleşik Arap Emirlikleri nükleer düzenleyici kurumu, yangının tesis güvenliğini etkilemediğini ve tüm ünitelerin normal işleyişine devam ettiğini belirtti. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), saldırının bir elektrik jeneratöründe yangına neden olduğunu ve bir reaktörün acil durum dizel jeneratörleriyle beslendiğini açıkladı. UAEA Başkanı Rafael Mariano Grossi, Dışişleri Bakanı ile görüşerek endişelerini dile getirdi.
Gelişmelerin ardından İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi de Güney Koreli mevkidaşıyla telefonla görüştü. Dört reaktörlü tesis, bölgedeki savaş sırasında ilk kez doğrudan hedef alındı. Daha önce 2017'de Yemen'deki Husiler, tesis inşaat halindeyken saldırı iddiasında bulunmuş, ancak Abu Dabi yönetimi bu iddiaları yalanlamıştı.
Birleşik Arap Emirlikleri yönetimi olayı provokasyon amaçlı bir terör saldırısı olarak nitelendirdi. Bölgede gerilim artarken, ABD donanmasının ablukası altındaki Hürmüz Boğazı çevresindeki drone ve füze hareketlilikleri takip ediliyor. ABD Başkanı Trump, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile görüşerek İran'a yönelik hızlı hareket etme uyarısında bulundu.
İran devlet televizyonunda yayıncıların canlı programlara silahlarla katıldığı ve kamuoyunu olası bir savaşa hazırlamaya çalıştığı görüldü. Programlardan birinde bir sunucunun askeri eğitim alarak Birleşik Arap Emirlikleri bayrağına doğru nişan aldığı belirtildi. Diplomatik barış çabalarının aksadığı bu dönemde, İsrail ile Lübnan'daki Hizbullah arasındaki çatışmaların da yoğunlaştığı bildirildi.
Birleşik Arap Emirlikleri, nükleer programı kapsamında ABD ile uranyum zenginleştirme ve kullanılmış yakıtı yeniden işleme konusunda 123 Anlaşması'nı imzalamıştı. Bu model, uranyumu silah düzeyine yakın oranlarda zenginleştiren İran'ın programından farklılık gösteriyor. İsrail'in bölgede nükleer silaha sahip tek güç olduğu tahmin ediliyor.
Nükleer tesislere yönelik saldırılar, son yıllardaki savaşlarda artış gösterdi. Rusya'nın Ukrayna işgali de buna örnek olarak gösterildi. İran savaşı sırasında Tahran yönetimi, Rusya tarafından işletilen Bushehr nükleer santralinin defalarca saldırıya uğradığını iddia etmişti. İsrail ordusunun olası yeni askeri adımlar için ABD ile koordinasyon halinde olduğu belirtiliyor.
Küresel enerji koridorlarındaki jeopolitik risklerin artması, Orta Doğu kaynaklı enerji arz güvenliğine yönelik endişeleri yükseltiyor. Bu durum, kısa ve orta vadeli enerji kontratlarında yukarı yönlü fiyat baskısı oluşturuyor. Yıllık bazda enerji piyasalarındaki oynaklığın kalıcı hale gelmesi, küresel enflasyon ve makroekonomik büyüme tahminleri üzerinde aşağı yönlü risk oluşturmaya devam ediyor.