Beynimizin de vücudumuzun diğer organları gibi yaşlandığı belirtildi. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz, beyin yaşlanmasının genetik miras, stres, uyku düzeni, beslenme, toksin birikimi ve hareketsizlik gibi faktörlerden etkilendiğini ifade etti. Beyin yaşının ölçülebilir olduğunu belirten Uludüz, bunun için laboratuvar ortamına veya MR cihazına gerek olmadığını, vücudun verdiği sinyallerle de anlaşılabileceğini söyledi.
Bilimsel araştırmaların, beyin yaşının ölçülebilir olduğunu ve gençleştirmenin mümkün olduğunu gösterdiği vurgulandı. Prof. Dr. Uludüz, beyin yaşını anlamak için cihazsız uygulanabilecek pratik testler olduğunu sıraladı. Bu testlerin, beynin ne kadar iyi çalıştığına dair önemli ipuçları sunduğu belirtildi.
Yürüyüş Hızı: 4 metrelik mesafeyi 4-5 saniyede yürümek damar elastikiyeti ve beyin oksijenlenmesinin iyi olduğunu gösterir. 6 saniyenin üzerindeki süreler damar sertliği ve beyin yaşlanmasının hızlandığına işaret edebilir. Yavaş yürüyenlerde bilişsel gerileme ve demans riskinin yaklaşık %30 daha yüksek olduğu belirtildi.
Otur-Kalk Testi: Bir sandalyeden 30 saniyede kaç kez kalkıp oturulduğu, beynin kaslarla iletişimini ve motor planlama yeteneğini ölçer. 14 ve üzeri tekrar mükemmel uyumu gösterirken, 9'un altı yavaşlama sinyali olarak kabul ediliyor.
Parmak Vurma Hızı: Parmak hareketlerinin hızı, beyindeki motor yolların iletişim hızını yansıtır. Yavaşlama, nöronlar arası iletişimin azaldığına veya Parkinson gibi hastalıkların ilk sinyalleri olabileceğine işaret edebilir.
Denge Testi: Tek ayak üzerinde 10 saniye durabilmek, beyincik ve denge sisteminin güçlü çalıştığını gösterir. 5 saniyenin altındaki süreler yaşa bağlı denge bozulmalarını işaret edebilir.
Koku Testi: Keskin kokuları ayırt edememek, beyin yaşlanmasının erken belirtisi olabilir çünkü koku duyusu hafıza merkezleriyle doğrudan bağlantılıdır.
Zihin Esnekliği: Bir dakika içinde söylenen kelime sayısı, bilişsel esnekliği gösterir. 10 ve üzeri kelime, harika bir bilişsel esnekliğe işaret ederken, 6 ve altı zihinsel erişim hızının yavaşladığını gösterebilir. Bu tür egzersizlerin beynin nöroplastisite yeteneğini canlı tuttuğu vurgulandı.
Beyin yaşlanmasının durdurulabilir ve hatta tersine çevrilebilir olduğu belirtilerek, bu sinyallerin zamanında fark edilip harekete geçilmesinin önemi vurgulandı.