İzmir'in Çeşme Yarımadası'nda hayata geçirilmesi planlanan ve daha önce Danıştay tarafından iptal edilen Çeşme Turizm Projesi, revize edilerek yeniden gündeme getirildi. Projenin iptal gerekçeleri arasında yer alan 'çevreye telafisi imkansız zararlar' ve 'kamu yararı taşımadığı' ifadeleri dikkate alınarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yeni bir plan üzerinde çalıştığı öğrenildi.
Projenin iptal edilmesine rağmen AKP'nin İzmir milletvekilleri tarafından sürekli gündemde tutulduğu belirtiliyor. Bu durum, projenin yeniden hayata geçirilmesi yönündeki çabaların devam ettiğini gösteriyor. Sürecin başından beri hukuki takibi yapan Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler, yeni planların kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu savundu.
Dr. Güler, proje savunucularının yatak kapasitesini düşürerek projeyi daha mütevazı ve çevreye duyarlı gösterme çabalarını eleştirdi. Sorunun yatak sayısı olmadığını, yarımadanın ekolojik ve altyapısal kapasitesinin aşıldığını vurguladı. Güler, projenin asıl amacının turizmi geliştirmek değil, 16 bin hektarlık kamu arazisini özel sermayeye açmak olduğunu ve bunun milyarlarca dolarlık bir arazi rantı operasyonu olduğunu iddia etti.
Projenin 'turizm kalkınması' söyleminin ideolojik bir örtbas etme girişimi olduğunu belirten Ahmet Güler, mevcut konaklama kapasitesinin bile tam olarak kullanılamadığını ifade etti. Danıştay kararının kesin olduğunu ve aynı alanın yeniden turizm bölgesi ilan edilmesinin hukuken mümkün olmadığını söyledi. Güler, yargı kararlarının hiçe sayılması durumunda çevre mücadelelerinin başarıya ulaşamayacağını belirterek, projeye karşı her türlü hukuk mücadelesini vereceklerini duyurdu.