Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim edilen Kam Roman korveti ve Koçhisar açık deniz karakol gemisinin envantere katılması dolayısıyla düzenlenen törende açıklamalarda bulundu.
Erdoğan, konuşmasında, Türkiye-Romanya dostluğunun denizcilik ve mühendislik alanındaki yeni bir nişanesine tanıklık edildiğini belirtti. Törende, Kam Roman korvetinin Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim edildiğini ve Koçhisar açık deniz karakol gemisinin envantere katıldığını ifade etti.
Dünyanın köklü bir değişimden geçtiğini vurgulayan Erdoğan, 'zor oyun bozar' anlayışıyla yeni bir güvenlik paradigmasının ortaya çıktığını söyledi. Krizlerin, ulusal güvenliğin başkalarına havale edilemeyecek kadar hayati bir mesele olduğunu gösterdiğini belirten Erdoğan, 'Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı, hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız' dedi.
Türkiye'nin bu yeni dönemi erken fark eden ülkelerden biri olduğunu dile getiren Erdoğan, savunma sanayinin 'Büyük ve güçlü Türkiye' vizyonunun lokomotifi olduğunu söyledi. Savunma sanayinde tam bağımsızlık hedefiyle yola çıkıldığını ve 23 yılda önemli mesafe katedildiğini aktardı. Engeller ve ambargolara rağmen hedefe ulaşmak için sabırla yüründüğünü, savunma sektörüne inanıldığını ve güvenildiğini belirtti.
Erdoğan, savunma ihracatında Türkiye'nin dünyanın 11. büyük ülkesi konumunda olduğunu kaydetti. Geçen ay 996 milyon dolarlık savunma ve havacılık ürünü ihracatı ile tarihi bir başarıya imza atıldığını ifade eden Erdoğan, 23 yıl önce yıllık 248 milyon dolar olan ihracat rakamına bugün sadece bir haftada ulaşıldığını söyledi.
Savunma sanayisinin 103 yıllık cumhuriyet tarihinin en yoğun ve verimli günlerini yaşadığını belirten Erdoğan, bugüne kadar 140'ı aşkın deniz platformunun farklı coğrafyalara ihraç edildiğini aktardı. En küçük bottan SİHA gemisi TCG Anadolu'ya, muhriplerden denizaltılara, milli uçak gemisi MUGEM'e kadar tüm su üstü ve su altı platformlarının milli imkan ve kabiliyetlerle inşa edilebildiğini vurguladı.
Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biri olunduğunu belirten Erdoğan, 15'ten fazlası dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere, 50'nin üzerinde savaş gemisinin imal edildiğini söyledi. Milli uçak gemisinden hava savunma muhribine, fırkateynlerden açık deniz karakol gemilerine, çıkarma gemilerinden denizaltılara kadar farklı tür ve sınıflardaki platformların yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla üretildiğini kaydetti.
Aynı zamanda farklı ihtiyaçlara cevap veren insansız deniz araçlarının araştırma, tasarım ve üretim faaliyetlerinin sürdürüldüğünü aktaran Erdoğan, yürütülen projelerin toplam bedelinin 25 milyar euro seviyesine ulaştığını belirtti.
TCG Anadolu'dan önce bölgesel güç aktarım kabiliyetine sahip olan donanmanın artık küresel güç aktarım yeteneğine kavuştuğunu dile getiren Erdoğan, MUGEM projesiyle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7. ülke konumuna gelindiğini söyledi. Tüm bu platformların kritik alt sistemlerinin, radarların, sonarların, savaş yönetim sistemlerinin ve yazılımlarının Türk mühendisleri tarafından hayata geçirildiğini vurguladı.
Gemilerin muadillerinden daha üstün nitelikte, milli mühimmatlar ve silah sistemleriyle donatıldığını belirten Erdoğan, her alanda kendileriyle yarıştıklarını ve kendi belirledikleri eşikleri aşmaya çalıştıklarını ifade etti.
Dünyanın içinde bulunduğu sancılı güvenlik ortamının dost ve müttefiklerin iş birliklerini artırmalarını elzem kıldığını belirten Erdoğan, savunma sanayinde sahip olunan imkan ve kabiliyetlerin dost ülkelerle paylaşılmasının bir görev bilindiğini söyledi. Romanya'nın Türkiye için özel bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye ile Romanya'nın müttefiklik ruhuyla olgunlaştırdığı köklü ilişkilerinin tarihi zirvesini yaşadığını belirtti.
İlişkilerin 2011 yılında stratejik ortaklık seviyesine yükseltildiğini ve 2024 senesinde tesis edilen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ile kurumsal bir boyut kazandırıldığını hatırlatan Erdoğan, bugünkü törenin stratejik ortaklığın denizlerde vücut bulmuş hali olduğunu sözlerine ekledi.