Ege Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun, kampüslerdeki gösteri, yürüyüş ve basın açıklaması gibi etkinlikleri rektörlük iznine bağlama kararı tepkilere neden oldu. Eğitim Sen İzmir 3 No'lu Üniversiteler Şubesi ile SES İzmir Şubesi, kararı yargıya taşıyacaklarını duyurdu.
Eğitim Sen İzmir 3 No'lu Üniversiteler Şubesi Başkanı Lülüfer Körükmez, yaptığı açıklamada, kararın Anayasa'nın güvence altına aldığı temel hak ve özgürlükleri idari takdire tabi kıldığını belirtti. Körükmez, "Bu karar, Anayasa'nın güvence altına aldığı temel hak ve özgürlükleri idari takdire tabi kılan hukuka aykırı bir düzenlemedir. Bu düzenlemeyi kabul etmiyor ve hukuka aykırı bu kararın derhal geri çekilmesini talep ediyoruz" dedi.
Kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu vurgulayan Körükmez, Anayasa'nın düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü (Madde 26), toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı (Madde 34) ve sendikal haklar (Madde 51) gibi temel hakların idarenin iznine bağlı olmadığını ifade etti. 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun bu nitelikte genel bir ön izin mekanizması öngörmediğini belirten Körükmez, Rektörlüğün bu kararı dayandırdığı hukuki temelin yetersiz olduğunu söyledi. Bu düzenlemenin kanunilik ilkesine ve normlar hiyerarşisine aykırı olduğunu, temel hakların kullanılmasını idarenin takdirine bıraktığını savundu. Ayrıca kararın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ifade özgürlüğü (Madde 10) ve barışçıl toplanma özgürlüğü (Madde 11) ile de bağdaşmadığını sözlerine ekledi.
Körükmez, kararın sendikal haklara müdahale olduğunu da dile getirerek, sendikal örgütlenme ve faaliyet yürütme hakkının Anayasa, 4688 sayılı Kanun ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleriyle korunduğunu hatırlattı. Sendikal faaliyetlerin idari izne bağlanmasının sendikal özgürlüğün özüne müdahale olduğunu belirten Körükmez, üniversitelerin özgür düşünce, eleştirel bilim ve demokratik tartışma mekanları olduğunu vurguladı. Üniversite yönetimlerinin görevinin bu hakları sınırlamak değil, kullanılabilmesi için koşulları sağlamak olduğunu ifade etti.
Üniversite yönetimlerinin temel hak ve özgürlüklere ilişkin anayasal çerçeveyi bildiğini düşündüğünü belirten Körükmez, bu durumun hukuki bilgi eksikliğinden değil, temel hak ve özgürlükleri idari tasarruflarla sınırlandırmayı olağanlaştıran bir yönetim anlayışından kaynaklandığını savundu. Ege Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun kararının, ülkede hukukun üstünlüğü, demokratik haklar ve üniversite özerkliği alanlarındaki daha geniş sorunların bir yansıması olduğunu söyledi. İdarenin görevinin hakları sınırlandırmak değil, korumak olduğunu hatırlatan Körükmez, söz konusu kararın anayasal hakların kullanımına doğrudan müdahale eden hukuka aykırı bir idari işlem olduğunu yineledi.
Körükmez, Ege Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun kararını geri çekmesi çağrısında bulundu ve üniversite yerleşkelerinde anayasal hakların ve sendikal özgürlüklerin herhangi bir idari izne tabi tutulmaksızın kullanılmasının güvence altına alınmasını talep etti.