Ermenistan'da yapılan erken genel seçimlerde Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi, oyların çoğunluğunu alarak iktidarını sürdürme hakkı kazandı. Ancak, anayasa değişikliği için gereken üçte iki çoğunluğa ulaşılamaması, Paşinyan'ın reform gündeminde önemli bir engel teşkil ediyor.
Resmi olmayan sonuçlara göre, Sivil Sözleşme Partisi, 107 sandalyeli parlamentoda 64 sandalye elde etti. Bu sonuç, tek başına hükümet kurmak için yeterli olsa da, anayasa değişikliği için gereken 72 sandalye sayısının altında kaldı. Anayasa değişikliği, özellikle Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi ve sınır kapılarının açılması açısından kritik önem taşıyor. Azerbaycan, Ermenistan ile imzalanacak barış anlaşması için anayasadan Karabağ'a ilişkin toprak iddialarını içeren Bağımsızlık Bildirgesi'nin çıkarılmasını talep ediyor. Türkiye de sınır kapılarının açılması için Azerbaycan ile Ermenistan arasında barış anlaşmasının imzalanmasını şart koşuyor.
Türk Devletleri Teşkilatı Kurucu Genel Sekreteri emekli büyükelçi Halil Akıncı, seçim sonuçlarını değerlendirerek, mevcut parlamento aritmetiğiyle anayasa değişikliğinin mümkün görünmediğini belirtti. Akıncı, Paşinyan'ın daha önceki Ermeni yöneticilerin yapamadığı cesur adımlar attığını vurgulayarak, Türkiye'nin bu noktada Paşinyan'a alan tanıması gerektiğini ifade etti. Akıncı, Paşinyan'ın halk kesimini ikna edebilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini, bunun başında da sınırların açılmasının geldiğini söyledi.
Akıncı, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Kasım 2025'te yaptığı, "Biz ilişkileri şu an itibariyle normalleştirirsek, Ermenistan'ın elinden Azerbaycan'la barış anlaşmasını imzalaması için gerekli olan en büyük nedeni almış olacağız" şeklindeki açıklamasını hatırlatarak, Türkiye'nin de Paşinyan'ın elini rahatlatacak adımlar atması gerektiğini savundu. Ayrıca, Zengezur Koridoru'nun Avrupa'ya ulaşımı için sınırların açılmasının önemine dikkat çekti.
Seçim sonuçları, Paşinyan'ın Batı yanlısı tutumunun halk tarafından onaylandığını gösterse de, Rusya ile olan ilişkilerin tamamen kopmayacağı ancak Rusya'ya kayıtsız şartsız bağlılığın da sona ereceği öngörülüyor. Akıncı, Rusya'nın Ermenistan'ı tamamen uzaklaştırmak istemeyeceğini, zira Ermenistan'ın Azerbaycan'a karşı bir denge unsuru olduğunu belirtti.