İngiltere'de düzenlenen Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı, 20 Temmuz Pazartesi günü kapılarını açtı. Rekor sayıda katılımcının yer aldığı fuarda, savunma şirketlerinin sayısındaki artış dikkat çekti. Bu durum, ticari uçak siparişlerinin geleneksel olarak fuarın merkezindeki yerini kaybetmesine neden oldu.
Ukrayna'daki savaşın beşinci yılına girmesi ve Orta Doğu'daki çatışmaların yayılması, ülkelerin savunma bütçelerinde artışa yol açtı. Bu gelişme, insansız hava araçları, füze savunma sistemleri ve yapay zeka destekli askeri teknolojilerin fuarın ana gündem maddesi haline gelmesini sağladı.
Savunma şirketlerinin fuardaki payı geçmiş yıllara göre artış gösterdi. Geçmişte yüzde 40 civarında olan bu oran, bu yıl yüzde 50'ye ulaştı. Bu durum, 1948'den beri havacılık kabiliyetlerini sergileme amacı taşıyan etkinlikte, savunma sanayisinin ticari havacılıkla eşit ağırlığa ulaşması anlamına geliyor.
Avrupa'da Soğuk Savaş sonrası en yüksek savunma harcaması artışı gözlemleniyor. Ülkeler, savaş uçaklarının yanı sıra hava savunma sistemleri, mühimmat, otonom platformlar ve savaş alanındaki karar alma süreçlerini hızlandıran yazılımlara da önemli kaynaklar ayırıyor. F-35 ve Eurofighter gibi insanlı savaş uçakları gösterilerde yer alsa da, yeni yatırım alanları daha hızlı üretilebilen, daha düşük maliyetli ve kayıp riski taşımayan otonom sistemlere kayıyor.
Airbus ve Boeing'in fuar boyunca toplamda 300'ün biraz üzerinde uçak siparişi alması bekleniyor. Fuar öncesinde bazı tahminlerde siparişlerin 800 uçağa ulaşabileceği öngörülüyordu. Beklentilerin karşılanamamasında talep yetersizliği değil, üretim kapasitesinin sınırlı olması etkili oldu. Her iki üreticinin de teslimat takvimleri önümüzdeki on yılın büyük bir bölümü için dolu durumda bulunuyor. Bu durum, havayollarının uçak sipariş etseler dahi teslimat için uzun süre beklemelerine neden oluyor.
İrlandalı uçak kiralama şirketi SMBC Aviation Capital'ın Airbus ve Boeing'den yaklaşık 100'er adet dar gövdeli uçak için anlaşma yapabileceği belirtiliyor. Riyadh Air ve Philippine Airlines gibi şirketler de yeni uçak alımı konusunda görüşmelerini sürdürüyor.
Uçak üreticileri açısından fuarın temel göstergesi, açıklanan sipariş sayısından çok fabrikaların teslimat kapasitesi olarak öne çıkıyor. Airbus ve Boeing, güçlü sipariş birikimini gelire dönüştürmek amacıyla üretim hızlarını artırmaya çalışıyor. Airbus, tek koridorlu uçak üretimini 2027'de aylık 75 adede çıkarmayı hedefliyor. Ancak motor, döküm parçalar, iç kabin ekipmanları ve hassas metal bileşenlerdeki gecikmeler bu hedefin önündeki temel engelleri oluşturuyor.
Boeing ise 737 MAX üretimini önce ayda 47 uçakta istikrara kavuşturmayı, ardından 52 uçağa çıkarmayı planlıyor. Üretimdeki artış, şirketin yaklaşık 26 milyar dolarlık net borcunu azaltması ve Airbus karşısındaki pazar payı kaybını sınırlaması açısından önem taşıyor.
Ukrayna ve İran'daki çatışmalar, düşük maliyetli dronların pahalı hava savunma sistemleri ve insanlı savaş uçakları üzerindeki etkisini gözler önüne serdi. Savunma şirketleri, uzun süren geliştirme programları yerine daha kısa sürede üretilebilen sistemlere odaklanıyor. Alman savunma teknolojisi şirketi Helsing ve ABD merkezli Anduril, yapay zeka destekli insansız savaş uçakları ve otonom yazılımlarla fuarda öne çıkan yeni nesil şirketler arasında yer alıyor.
Geleneksel savunma üreticileri kamu bütçelerinden büyük pay alırken, yatırımcı ilgisi kendi kaynaklarıyla ürün geliştiren ve teknolojiyi daha hızlı sahaya taşıyan yeni şirketlere yöneliyor.
Fuarın Türkiye açısından öne çıkan başlığı, Türk Hava Yolları'nın planladığı 150 adet Boeing 737 MAX alımı oldu. Uçak siparişi, motor üreticileriyle yapılacak uzun vadeli bakım ve maliyet anlaşmasına bağlı bulunuyor. THY'nin 150 dar gövdeli uçaklık planı, daha geniş 225 uçaklık Boeing paketi içinde yer alıyor. Ancak fuarın açılışından önce motor anlaşmasında somut bir ilerleme kaydedildiğine dair bir işaret gelmedi.
737 MAX uçaklarında yalnızca CFM International tarafından üretilen LEAP motorları kullanılıyor. Bu nedenle THY'nin motor fiyatı, bakım maliyeti ve yedek parça erişimi konusundaki pazarlık gücü, uçak tercihinde belirleyici olacak. Havayolunun CFM bakım ağındaki en üst gruba girerek daha geniş tamir teknolojisi ve teknik erişim elde etme hedefi bulunduğu belirtiliyor. Görüşmelerin sonuç vermemesi halinde, 150 uçaklık planın takvimi yeniden değerlendirilebilir.
CFM International, motor bakım sürelerini kısaltmak amacıyla önümüzdeki beş yıl içinde 2 milyar dolarlık yatırım yapacağını duyurdu. Bu program, yedek parça stoklarının artırılmasını, tedarikçilerin teslimat performansının iyileştirilmesini ve tamir kapasitesinin genişletilmesini kapsıyor. Yeni nesil yakıt tasarruflu motorlarda beklenenden hızlı aşınma görülmesi, küresel havacılık sektöründe bir bakım krizi yaratmış durumda. Uçakların motor beklediği için yerde kalması, havayollarının filo planlarını ve uçuş programlarını olumsuz etkiliyor.