ABD New York Güney Bölgesi Federal Savcılığı ile Türk girişimci G.G. arasındaki hukuk mücadelesinde kritik bir dönüm noktasına ulaşıldı. Yapılan mahkemede tarafların anlaşmaya varmasıyla, kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve Güven hakkında ağır hapis cezaları istenen dava süreci büyük ölçüde sonuçlandı.
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede yer alan elektronik dolandırıcılık, kimlik hırsızlığı, vize dolandırıcılığı ve sözleşmelerle bağlantılı suçlamalar mahkeme kararıyla tamamen düşürüldü. Davada geriye sadece şirketin büyüme verileri ve bazı marka ortaklıklarına dair açıklamaların yeterince net ifade edilmediğine yönelik tek bir teknik madde kaldı.
Robert Kolej ve UC Berkeley mezunu olan G.G., duruşma salonunda yaptığı açıklamada, sürecin zorluklarına değindi. Genç girişimci, savunmasında, "Hızlı büyüyorduk, çok hızlı ilerliyorduk. Genç ve tek bir kurucu olarak bu yoğun süreçte yaşanan eksik iletişimlerden dolayı üzgünüm." ifadelerini kullandı.
Davanın en dikkat çekici detaylarından biri, hiçbir yatırımcının resmi olarak şikayetçi olmaması oldu. Dosyadaki verilere göre, iddia edilen 6,7 milyon dolarlık yatırım tutarının 6,1 milyon doları halen şirket hesaplarında eksiksiz şekilde korunuyor. Kalder'in devam eden satış süreciyle birlikte yatırımcıların sadece ana paralarını değil, kar elde etme ihtimallerinin de bulunduğu belirtildi.
Soruşturmanın perde arkasında ise şirketle anlaşmazlık yaşayan eski bir çalışanın milyonlarca dolarlık tazminat talebinin ardından başladığı belirtildi. Yatırımcı şikayeti olmaksızın açılmasıyla "sıra dışı" olarak nitelendirilen bu dosya, federal davaların genelinde olduğu gibi uzlaşmayla kapandı. Duruşmada Güven'i ailesi, yakın arkadaşları ve mevcut Kalder çalışanları da yalnız bırakmadı. Çevresi, sürecin geride kaldığını ve artık tamamen şirketin geleceğine odaklanıldığını vurguladı.