New York Times (NYT), İran'da üst düzey kaynaklara dayandırdığı bir haberle çarpıcı bir iddiayı gündeme getirdi. Habere göre, ABD-İsrail saldırısında babası Ali Hamaney ile birlikte vurulan Mücteba Hamaney ağır yaralı ve saklanıyor. Bu durumun, ülkenin yönetimini Devrim Muhafızları generallerinden oluşan bir kurula bıraktığı öne sürüldü.
NYT'nin 23 farklı kaynakla yaptığı analize göre, İran artık ruhban sınıfı tarafından değil, doğrudan askerler tarafından yönetiliyor. Mücteba Hamaney'in saldırıdan ağır yaralı kurtulduğu ve tedavi gördüğü belirtildi. Bir bacağının üç kez ameliyat edildiği, bir elinin fonksiyonlarını yavaş yavaş geri kazandığı ve yüzündeki yanıkların konuşmasını zorlaştırdığı ifade edildi. Bu nedenle Hamaney'in kamuoyuna zayıf görünmek istemediği ve sesli ya da görüntülü mesaj yayınlamadığı belirtildi. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın da Hamaney'in tedavisiyle yakından ilgilendiği aktarıldı.
Mücteba Hamaney'in babası gibi mutlak otoriteye sahip olmaması, ağır yaralı hali ve izolasyonu nedeniyle devletin yönetiminin Devrim Muhafızları Ordusu'na (IRGC) geçtiği iddia edildi. Eski Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın başdanışmanlığını yapan Abdolreza Davari'ye göre, Mücteba Hamaney bir yönetim kurulunun başkanı gibi hareket ediyor ve kararları generallerin tavsiye ve yönlendirmelerine göre alıyor. İran-Irak savaşında birlikte savaşan Devrim Muhafızları komutanlarının, Parlamento Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Başkomutan Tuğgeneral Ahmed Vahidi, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Gen. Muhammed Bakır Zolgadr ve eski istihbarat şefi Hüseyin Taeb gibi isimlerin fiili karar alıcılar konumunda olduğu belirtildi.
NYT analizine göre, savaş stratejisi, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve dış politika tamamen generallerin kontrolünde. Seçilmiş Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin ise büyük ölçüde marjinalleştirildiği ve sadece iç meselelerle ilgilenmelerinin söylendiği aktarıldı. İslamabad'daki barış görüşmelerinden çekilme kararının da sivil hükümetin itirazlarına rağmen generaller tarafından alındığı belirtildi. Savaşın maliyetinin 300 milyar dolara ulaştığını ve yaptırımların hafifletilmesi gerektiğini savunan Pezeşkiyan'ın uyarılarının, ABD'nin deniz ablukasına öfkelenen generaller tarafından reddedildiği ifade edildi.