İran resmi haber ajansları ve askeri kaynaklar tarafından yapılan açıklamada, ABD'nin Güney İran topraklarındaki füze noktalarını imha etmesinin bir savaş ilanı ve doğrudan egemenlik ihlali olarak kabul edildiği belirtildi. Bu gelişme, Tahran'ın ABD'ye yönelik sert tepkisini ortaya koydu.
İranlı üst düzey askeri yetkililer, ABD'nin küresel çapta bulunan tüm askeri unsurlarının ve stratejik çıkarlarının menzilleri içinde olduğunu ima etti. Yetkililer, "Amerikan terör güçleri, Doha'da barış müzakereleri yürütülürken arkamızdan haince saldırmıştır. İran İslam Cumhuriyeti'nin sabrı test edilmemelidir. Bu saatten sonra meşru müdafaa hakkımız kapsamında vereceğimiz askeri ve asimetrik tepki, bölgesel sınırların tamamen ötesine geçecektir. Washington, kendi toprakları dahil dünyanın hiçbir yerinde askerlerinin güvende olduğunu düşünmesin." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile telefonla görüşerek müzakerelere destek verdiklerini belirttiği saatlerde, Tahran'dan gelen bu tehdit diplomasi trafiğini olumsuz etkiledi. Bu durum, uluslararası ilişkilerde gerginliği artırdı.
Hürmüz Boğazı'nın ve küresel enerji koridorunun kapanabileceği endişesiyle Brent petrolün varil fiyatı Asya ve Avrupa seanslarında yüzde 2'nin üzerinde yükseldi. Enflasyonist baskıların artacağı ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faizleri uzun süre düşürmeyeceği korkusuyla altın, gümüş ve platin piyasalarında da satış baskısı derinleşti.
Uluslararası güvenlik ve terör uzmanları, İran'ın "bölgesel sınırların ötesi" vurgusunun anlamını değerlendirdi. Uzmanlara göre İran, ABD'ye doğrudan konvansiyonel bir savaş yerine, dünya genelindeki ABD büyükelçiliklerine, kritik enerji hatlarına, deniz ticaret gemilerine asimetrik saldırılar düzenleyebilir veya Batı dünyasının altyapısını çökertecek devasa bir siber savaş başlatabilir.