Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan İş Gücü Piyasası Görünümü Raporu, küresel iş gücü piyasalarındaki artan risklere dikkat çekti. "Meslek ve Gelirlerde Bölgesel Eşitsizlikler" temasıyla hazırlanan raporda, üye ülkelerdeki iş gücü piyasalarının dirençli yapısını koruduğu ancak yapısal iş gücü açıkları ve işsizlikteki artış nedeniyle zayıflama sinyalleri verdiği belirtildi.
İşsizlik Oranlarında Artış Gözlemleniyor
OECD genelinde istihdam oranı, yılın ilk çeyreğinde yüzde 72,1 seviyesine ulaşarak tarihi bir zirve kaydetti. Buna karşın, işsizlik oranlarında yükseliş eğilimi tespit edildi. Mart 2025'te yüzde 5,5 olan ortalama işsizlik oranı, Mart 2026 itibarıyla yüzde 5,8 seviyesine yükseldi. Raporda, genç işsizlik oranlarının bazı ülkelerde nüfusun genelinden daha yüksek seyrettiği vurgulandı.
Reel Ücretlerde Toparlanma Yavaşlıyor
Raporda yer alan bir diğer önemli bulgu, reel ücretlerdeki toparlanma sürecinin ivme kaybettiği yönünde oldu. OECD üyesi ülkelerin üçte birinde, reel ücretlerin 2022 öncesindeki enflasyonist dönem seviyelerinin altında kaldığı kaydedildi. Jeopolitik belirsizlikler, yüksek tarife oranları ve enerji maliyetlerinin enflasyonist baskıyı sürdürebileceği, bunun da ücret artışlarını yavaşlatabileceği öngörülüyor.
Bölgesel Eşitsizlikler ve İstihdam Farkları
OECD ülkelerinin yarısından fazlasında, küçük bölgeler arasındaki istihdam farkının 20 puanın üzerine çıktığı bildirildi. Ekonomik fırsatların bölgeler arasında eşit dağılmaması nedeniyle başkent bölgelerinin daha yüksek iş ve gelir imkanları sunduğu ifade edildi. Düşük istihdamlı bölgelerden yüksek istihdamlı bölgelere geçişin sınırlı kalması, iş gücü hareketliliğinin bölgesel eşitsizlikleri azaltmadaki etkisini kısıtlıyor.
Eğitim ve Beceri Yatırımlarının Etkisi
Eğitim ve beceri yatırımlarının önemini koruduğu ancak getirilerinin meslek gruplarına göre farklılık gösterdiği belirtildi. OECD'nin verilerine göre, sayısal beceriler ve örgün eğitim istihdam ile ücretler üzerinde belirleyici olmaya devam etse de bu unsurların etkisi son on yılda zayıfladı. Eğitim seviyesinin, yüksek ücretli mesleklere erişimi kolaylaştırarak gelir artışına katkı sağladığı kaydedildi.