CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yeni bir parti kuracağına dair iddialar siyaset gündeminde yer bulmaya devam ediyor. Vatandaşlar, Özgür Özel'in yeni bir parti kurup kurmadığı ve kurulacak partinin isminin ne olacağı konularında bilgi edinmek istiyor.
Söz konusu iddialara göre, CHP'nin olası bir kurultay tartışması ve "butlan" kararı sürecinde, partinin seçime katılamama ihtimaline karşı yeni bir parti hazırlığı yapıldığı öne sürülüyor. Kurulması beklenen partinin adının ise "İstiklal Partisi" olacağı iddia ediliyor.
CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel ekibi arasındaki diyalog kanallarının bir ölçüde açıldığı belirtiliyor. Kılıçdaroğlu'nun görüşmeler için bir MYK üyesi ve avukatını, Özel'in ise iki temsilci belirlediği ifade ediliyor. Bu temsilcilerin bir araya gelerek sorunları ve çözüm yollarını ele alacağı aktarılıyor. Süreçte Engin Altay, Gürsel Erol ve Ali Öztunç'un temaslarını sürdürdüğü ancak her iki tarafta da uzlaşma istemeyen isimlerin bulunduğu belirtiliyor.
Özgür Özel'in daha önceki açıklamalarında, "Bizi partimizden uzaklaştırmak istiyorlar ama ayrılmayacağız" ifadelerini kullandığı hatırlatılıyor. 26 Temmuz'a kadar CHP kurultayının toplanamaması halinde, partinin seçime katılamayabileceği yönündeki iddialar gündemdeki yerini koruyor.
Sözcü Gazetesi yazarı Saygı Öztürk'ün aktardığına göre, CHP yönetiminin bu ihtimale karşı hazırlıklı olduğu, bir değil iki siyasi parti kurulmasının ve her ikisinin de erken seçime hazır hale getirilmesinin planlandığı iddia ediliyor.
Özgür Özel'in önceliğinin CHP kurultayını toplamak olduğu belirtiliyor. Bu kapsamda 900 delegenin kurultayın toplanması için imza verdiği ve kurultay çağrı dilekçelerinin Kemal Kılıçdaroğlu'na teslim edileceği ifade ediliyor. Partinin 15 gün içinde kurultaya çağrılmasının isteneceği, bu talebin yerine getirilmemesi halinde Sulh Hukuk Mahkemesi'ne dava açılacağı aktarılıyor.
Bu süreç devam ederken, zaman kazanmak amacıyla yeni bir siyasi parti kurulması için sessizce çalışma yürütüldüğü öne sürülüyor. Parti kuruluşunun 30 kişinin bir araya gelerek İçişleri Bakanlığı'na dilekçe vermesiyle mümkün olduğu, ancak asıl sürecin kuruluş dilekçesinden sonra başladığı vurgulanıyor.
Yeni kurulacak bir partinin seçime katılabilmesi için Siyasi Partiler Kanunu ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından belirlenen şartları sağlaması gerekiyor. Partinin oy verme gününden en az 6 ay önce illerin en az yarısında (41 ilde) teşkilat kurması ve her ilde merkez ilçe dahil olmak üzere ilçelerin en az üçte birinde ilçe teşkilatı kurması zorunlu. Teşkilatlanmanın tamamlandığı illerde, oy verme gününden en az 6 ay öncesine kadar büyük kongrenin yapılması gerekiyor. Ayrıca parti tüzüğünde belirtilen süreler içinde ilçe, il ve büyük kongrelerin üst üste iki defadan fazla ihmal edilmemesi şartı aranıyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın güncel üye ve teşkilat kayıtlarını inceleyeceği, koşulları sağlayan ve seçime girme yeterliliği YSK tarafından tespit edilen partilerin Resmi Gazete'de ilan edileceği belirtiliyor.
Yeni parti kuruluş sürecinin kolay olmadığına dikkat çekilirken, İYİ Parti'nin kuruluş süreci örnek gösteriliyor. O dönemde Meral Akşener'in parti kuruluşunun engelleneceği iddiaları üzerine, "Sandalyemle İçişleri Bakanlığı önüne gelip oturacağım" dediği hatırlatılıyor. İYİ Parti'nin seçime katılabilmesi için CHP'nin 15 milletvekilini ödünç aldığı ve grup kurarak seçime katılma engelini aştığı belirtiliyor. Ancak bugün yeni kurulacak bir partinin TBMM'de grubu olsa bile bunun seçime katılım açısından dikkate alınmadığı ifade ediliyor.
Özgür Özel liderliğinde kurulabilecek bir partinin, İYİ Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi'nin kuruluş süreçleriyle aynı değerlendirilemeyeceği belirtiliyor. Çünkü Özgür Özel'in kuracağı partinin 110 milletvekiliyle kurulacağı ve parti kurulduğu gün ana muhalefet partisi konumuna geleceği öne sürülüyor. Ayrıca 420 CHP'li belediye başkanından yaklaşık 370'inin Özgür Özel'in yanında göründüğü iddia ediliyor.
CHP'deki yeni parti kuruluş çalışmalarını, Özgür Özel'in genel başkanlığı döneminde Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı yapan Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin'in yürüttüğü aktarılıyor. Aytekin'in bu çalışmalara "butlan" kararından önce başladığı, çünkü böyle bir karar çıkabileceğinin değerlendirildiği ifade ediliyor. CHP'nin kurultaylarının geçersiz sayılması gerekçesiyle seçime katılmasının engellenebileceği ve CHP'nin kapatılabileceği iddiasının savcılık iddianamesinde yer aldığı belirtiliyor. Bu nedenle CHP'nin her türlü olasılığa karşı hazırlık yaptığı öne sürülüyor. CHP'nin seçime sokulmaması ihtimaline karşı yedekte bir parti olacağı ve bununla da yetinilmeyip seçime katılma hakkı bulunan bir parti daha oluşturulacağı iddia ediliyor.