Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün (SIPRI) Mart 2026 raporuna göre, küresel silah transferleri çatışma, bağımlılık ve jeopolitik rekabet ekseninde yeniden şekilleniyor. Raporda, küresel silah akışının son on yılın en hızlı artışını gösterdiği belirtilirken, Türkiye'nin bu sistemdeki yeri de netleşiyor.
SIPRI Araştırmacısı Zain Hussain, Türkiye'nin küresel pazarda 'güvenilir bir orta güç' olarak kabul gördüğünü ifade etti. Hussain'e göre bu durum, geleneksel büyük güçlerin boş bıraktığı veya girmekte tereddüt ettiği pazarların Türkiye tarafından doldurulması anlamına geliyor. Hussain, dünya genelinde silahlanmanın 'kaygı verici boyutlarda' olduğunu vurgulayarak, tüm dünyada 'çatışma eşiğinin gittikçe düştüğüne' dikkat çekti.
SIPRI'nın 2021-2025 dönemi verilerine göre Türkiye, dünyanın en büyük 11. silah ihracatçısı konumunu koruyor. Hussain, özellikle Afrika ve Asya'daki yükselişe işaret ederek, 'Türkiye'nin silah ihracatı bir tür 'silah diplomasisine' dönüşmüş durumda' dedi. Bu araçların dış politika nüfuzu kazanmak için kullanıldığı belirtildi. Alıcı ülkeler, büyük jeopolitik risklere girmeden ve bütçelerini sarsmadan ihtiyaçlarını karşılamak için Türkiye'yi alternatif olarak görüyor.
Türkiye'nin ihracat kalemlerinin çeşitlendiği de analizde öne çıkan bir diğer nokta oldu. Kamuoyunda SİHA'lar öne çıksa da, zırhlı araçlar ve deniz savunma sistemleri de dış ticarette ağırlığını hissettiriyor. Endonezya ile yapılan gemilere radar teknolojisi konmasını içeren anlaşma ve İspanya ile yürütülen Hürjet görüşmeleri bu çeşitliliğin son örnekleri olarak gösterildi.
SIPRI verileri, küresel barış açısından kaygı verici bir tabloyu da beraberinde getiriyor. Avrupa'nın silah ithalatının Ukrayna savaşıyla birlikte yüzde 210 artması ve Ortadoğu'daki savaşlar, silah ticaretinin 'normalleşmesine' işaret ediyor. Türkiye'nin 11. sıradaki konumu, sadece bir başarı grafiği değil; aynı zamanda dünyadaki güvenlik krizlerinin ve artan militarizasyonun bir yansıması olarak değerlendirildi. Zain Hussain'in vurguladığı gibi, silah transferlerinin gelecekte daha da artacak olması, küresel sistemin barıştan ziyade 'silahlanma üzerinden denge arayışında' olduğunu gösteriyor.
Rapora göre, Türkiye'nin küresel pazardaki payı %0.9'dan %1.8'e çıkarak ikiye katlandı ve ihracat hacminde %122'lik bir sıçrama yaşandı. Türkiye'nin savunma sanayii ihracatında ana alıcılar Pakistan (%16), Birleşik Arap Emirlikleri (%12) ve Ukrayna (%8.4) olarak sıralandı. İhracattaki artışın aksine, Türkiye'nin silah ithalatı %9.7 oranında geriledi.