Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İklimBU) Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz ve Türkiye Ormancılar Derneği Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Kavgacı, artan hava sıcaklıkları ve iklim değişikliğinin orman yangınları riskini artırdığına dikkat çekti. Prof. Dr. Kurnaz, özellikle temmuz ayının sonlarından itibaren bu senenin şimdiye kadar görülmemiş seviyelerde sıcaklıklara ulaşabileceği uyarısında bulundu.
Prof. Dr. Kurnaz, yüksek sıcaklıkların bir hafta boyunca devam edebileceğini belirterek, asıl tehlikenin sıcaklıkla birleşen nem olduğunu vurguladı. Fransa'nın başkentinde 2003 yılında yaşanan ve 17 bin kişinin hayatını kaybettiği aşırı sıcak hava dalgası örneğini hatırlatan Kurnaz, benzer durumların Türkiye'de de yaşanabileceği konusunda hazırlıklı olunması gerektiğini ifade etti. Yağış rejimindeki değişikliklerin de orman yangınları riskini artırdığını dile getiren Kurnaz, ani ve sağanak yağışların sel baskınlarına yol açarken, orman yangınlarını söndürmede yetersiz kaldığını belirtti.
Prof. Dr. Ali Kavgacı ise Ege ve Akdeniz iklimlerinin yangınlar için elverişli bir ekosistem oluşturduğunu söyledi. Kavgacı, dünyada 400 milyon yıldır devam eden doğal yangın rejiminin insan faktörüyle değiştiğini ve günümüzde daha yoğun orman yangınlarının görüldüğünü açıkladı. Geçmişte temmuz sonu veya ağustos başında konuşulan yangınların artık hazirandan kasım ayına kadar sürdüğünü belirten Kavgacı, eskiden 100-200 hektarlık alanlardaki yangınların büyük kabul edilirken, artık bin hektarın üzerindeki yangınların olağan hale geldiğini ifade etti. Kavgacı, Türkiye'de 2025 yılında orman yangınlarının 5 bini aştığını da sözlerine ekledi.
Uzmanlar, orman yangınlarının büyük çoğunluğunun insan kaynaklı olduğunu ve dikkatsizliğin önemli bir sebep teşkil ettiğini vurguladı. Halkın orman yangınlarına karşı bilinçlendirilmesi ve acil durum müdahale ekipleriyle birlikte afet gönüllülerinin de sürece dahil edilmesi gerektiği belirtildi. Yangın söndürme çalışmalarına destek olmanın ve ormanları gözümüz gibi korumanın hayati önem taşıdığı vurgulandı.