Otomotiv sektöründe 58 yıllık tecrübeye sahip tamirci Scotty Kilmer, araç sahipleri arasındaki yaygın bir inanışın aksine, uzun yolculukların motoru yıprattığına dair görüşlerin doğru olmadığını belirtti. Kilmer, günlük hayatta yapılan kısa mesafeli kullanımların araç mekaniği üzerinde çok daha olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Fransız otomobil basınına yansıyan bilgilere göre, şehir içi kısa sürüşler, motor yağından triger kayışına kadar pek çok kritik parçada erken aşınmaya neden olabiliyor.
Kısa mesafeli sürüşlerde karşılaşılan temel sorunlardan biri, motorun ideal çalışma sıcaklığına ulaşamamasıdır. Sadece birkaç dakika çalıştırılıp kapatılan motorlarda, karterde biriken nem ve yakıt kalıntıları yeterince buharlaşamıyor. Gösterge panelindeki soğutma sıvısı sıcaklığı normal seviyede görünse bile, motor yağının ideal çalışma sıcaklığı olan 90-100 °C'ye ulaşması için çok daha uzun bir süre gerekiyor.
Motor yağında nem birikintisi olup olmadığını anlamak için yağ dolum kapağının iç kısmına bakılması öneriliyor. Kapağın iç yüzeyinde oluşan beyazımsı ve köpüksü tabaka, nem varlığının bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Bu durumun önüne geçmek için zaman zaman sabit hızda yaklaşık bir saatlik otoyol sürüşü yapılması tavsiye ediliyor. Geçmişte motoru yüksek devirde çalıştırarak birikintileri atmayı hedefleyen 'İtalyan usulü temizlik' yönteminin günümüz araç teknolojilerinde sınırlı fayda sağladığı belirtiliyor. Yeni nesil doğrudan enjeksiyonlu benzinli motorlarda bu yöntem emme supaplarını temizlemekte yetersiz kalırken, dizel araçlarda ise partikül filtresi (DPF) rejenerasyonunu destekleyerek kurum birikimini azaltabiliyor.
Kısa mesafeli kullanımlar sadece motoru değil, aracın diğer donanımlarını da etkiliyor. Her çalıştırmada yüksek enerji tüketen akü, kısa sürüşlerde alternatör tarafından yeterince şarj edilemiyor. Akünün kendini toparlayabilmesi için en az 20 dakikalık kesintisiz sürüş gerektiği vurgulanıyor. Üretici standartlarına uygun lastik basıncı ve düzenli aşınma kontrolleri de büyük önem taşıyor. Düzensiz lastik aşınmaları, rot-balans veya süspansiyon sistemindeki arızaların habercisi olabiliyor. Ayrıca, zamanla sertleşip çatlayan körükler, contalar ve takozlar görevini yapamaz hale geliyor. Direksiyon kutusu, aks körükleri ve süspansiyon kollarındaki aşınmalar, sürüş güvenliğini doğrudan tehdit ediyor.
Ağır masrafların önüne geçmek için düzenli bakımın gerekliliği de vurgulandı. Yaklaşık 160.000 kilometrede bir değiştirilmesi önerilen triger kayışının kopması, piston ve supapların çarpışması sonucu 2.000 ile 4.000 euro arasında değişen motor hasarlarına yol açabiliyor. Motor yağı konusunda ise üretici onaylı doğru viskozitede yağ kullanılması, seviyenin ayda bir kontrol edilmesi ve araçta yedek yağ bulundurulması tavsiye ediliyor. Yağ değişim periyotlarının araç modeline göre 5.000 ile 30.000 kilometre arasında değiştiği, motor ömrünü uzatmak için sadece düşük kilometre yapmanın yeterli olmadığı belirtildi.