Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin Saksonya-Anhalt eyaletindeki seçim zaferi, Almanya'da halkın üçte ikisinde endişeye neden oldu. Alman kamu televizyonunda yayınlanan “DeutschlandTrend extra” programı için Infratest dimap Enstitüsü tarafından yapılan bir ankete göre, Başbakan Friedrich Merz'e olan güven %14'e düşerken, halkın dörtte biri bu seçim sonucundan memnuniyet duyduğunu belirtti.
Seçimlerin ardından Berlin başta olmak üzere ülke genelinde binlerce kişi sokağa çıkarak aşırı sağa karşı demokrasi ve çokseslilik mesajları verdi. Göstericiler, faşizm ve ırkçılık karşıtı sloganlar attı.
Alman Uluslararası Politika ve Güvenlik Politikaları Enstitüsü araştırmacısı Dr. Yaşar Aydın, AfD'nin seçim zaferini değerlendirerek, sonucun Alman vatandaşlarında gelecek kaygısı yarattığını, göçmenlerde ise ülkeyi terk etme düşüncesini tetiklediğini ifade etti. Aydın, AfD'nin iktidara gelmesi durumunda vatandaşlığa geçiş süreçlerinin zorlaştırılabileceğini, ayrımcılıkla mücadele eden kurumların hedef alınabileceğini ve göçmenlerin başvuru süreçlerinin daha karmaşık hale gelebileceğini belirtti.
Almanya'da yaşayan gazeteci Hakan Erol, seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından düzenlenen AfD karşıtı protestoların, son iki yıldaki “AfD kapatılsın” eylemlerine kıyasla daha sönük kaldığını gözlemledi. Erol, bu durumun nedenini, insanların AfD'ye karşı tepkilerinin parlamentodaki diğer partiler tarafından yeterince karşılanamamasına bağladı. Erol, siyasi partilerin yeterince ayrışamaması, ekonomik sıkıntılar ve Ukrayna'daki savaş politikalarının bir araya gelerek siyasi umutsuzluğu artırdığını savundu. Ayrıca, CDU/CSU gibi partilerin göç ve güvenlik konularında AfD'nin söylemlerine yaklaşmasının, AfD'nin toplum nezdinde daha normalleşmesine yol açtığını ekledi.