Türkiye genelindeki Almanca öğretmenleri, ikinci yabancı dil eğitiminin güçlendirilmesi amacıyla hazırladıkları raporu Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Milli Eğitim Bakanlığı makamlarına sundu.
Hazırlanan raporda, Almanca dersinin liselerde yeniden ortak ders statüsüne alınması talep edildi. Çoklu yabancı dil modelinin yaygınlaştırılması ve eğitimde sürekliliğin sağlanması gerektiği vurgulandı. Almancanın; ticaret, sanayi, bilim, teknoloji ve yükseköğretim alanlarındaki stratejik önemi belirtildi. Raporda, dersin seçmeli ders havuzuna alınmasının eğitimde fırsat eşitliğini ve insan kaynağı kullanımını olumsuz etkilediği ifade edildi.
Eğitimde Süreklilik ve Kazanımlar Bekleniyor
Öğretmenler tarafından sunulan öneriler kapsamında şu talepler öne çıkarıldı:
- Almanca derslerinin yeniden zorunlu ortak ders kapsamına alınması,
- Kadrosunda Almanca öğretmeni bulunan okullarda derslerin açılması,
- Ders saatlerinin artırılması.
Bu düzenlemelerin hayata geçirilmesi durumunda öğrencilerin uluslararası değişim programları, burs olanakları ve yükseköğretim fırsatlarından daha fazla yararlanabileceği öngörülüyor. Ayrıca iletişim temelli dil öğretimiyle dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor.
Uygulamadaki Sınırlılıklar ve Sorunlar
Almanca öğretmeni B.A., Milli Eğitim Bakanlığı tarafından uygulanan çoklu yabancı dil eğitim modelinin (ÇYDEM) kapsamının sınırlı kaldığına dikkat çekti. Türkiye genelinde yalnızca 1025 ortaokulun bu model kapsamında eğitim verebildiği belirtildi. Fiziki ve idari şartlar nedeniyle birçok okulun programa dahil olamadığı ifade edildi.
Lise düzeyinde derslerin seçmeli statüde olmasının, ortaokulda başlayan eğitimin kesintiye uğramasına yol açtığı kaydedildi. Bu durumun dikey sürekliliği bozduğu ve öğrencilerin dil becerilerinin zayıflamasına neden olduğu dile getirildi. Ayrıca ders açılmayan okullarda görev yapan öğretmenlerin norm fazlası durumuna düştüğü veya farklı alanlarda görevlendirildiği aktarıldı.