Avukat Senih Özay, yıllar boyunca biriktirdiği dava dosyaları ve belgeleri bir sergiyle izleyici karşısına çıkarıyor. Klasik sergi anlayışının dışında bir formatta hazırlanan çalışma, hukuk mücadelesinin izlerini görünür kılarak Türkiye'deki hukuk sistemine dair tartışmaları da gündeme taşıyor.
Özay, serginin bir müze ya da alışıldık bir sergi formatında olmadığını belirtti. Yıllar boyunca biriktirdiği evrakları atmaya kıyamadığını ifade eden Özay, çalışmanın özellikle devletle yaşanan hukuki süreçlere ilişkin yoğun belgeler içerdiğini söyledi. Özay, darbe dönemlerinden çeşitli davalara kadar uzanan geniş bir arşivi sergiye dönüştürdüklerini aktararak “Bütün bu evraklar bir mücadelenin izleri. Duvarlarda davalar, direnişler ve hatıralar var” dedi.
Türkiye'deki hukuk sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özay, avukatlar ile hâkim ve savcılar arasındaki yapısal farklara dikkat çekti. “220 bin avukat, 27 bin hâkim ve savcı var. Savcılar devletin maaşlı memuru. Avukatlar ise devletten maaş almıyor, halktan aldığı ücretle çalışıyor. Bu ayrımın netleşmesi gerekiyor” diyen Özay, bu ayrımın sağlanması halinde hukuk sisteminin daha sağlıklı işleyeceğini savundu.
Devlet anlayışına ilişkin görüşlerini de paylaşan Özay, mücadele perspektifini şu sözlerle anlattı: “Devleti, bir sınıfın diğer sınıf üzerindeki tahakkümünü sağlayan bir mekanizma olarak görüyorum. Bu yüzden güçlü olsa da onun gözüne girmek, burnuna girmek, tırnağını acıtmak gibi bir hukuk mücadelesi veriyorum.” Sergi, 2 Mayıs'ta İzmir'de sanat ve hukuk meraklılarını bir araya getirecek.