Salı, 20 Ekim 2026
Gazete Sayfası
Emekli Büyükelçi Kuneralp: Türkiye'nin AB Süreci ve 'Made in EU' Planı Değerlendirildi

Emekli Büyükelçi Kuneralp: Türkiye'nin AB Süreci ve 'Made in EU' Planı Değerlendirildi

Emekli Büyükelçi Selim Kuneralp, AB'nin 'Made in EU' planının Çin'e karşı bir koruma mekanizması olduğunu belirtti. Türkiye'nin dahil olmasının önündeki iki temel engel ise Gümrük Birliği taahhütlerinin yerine getirilmemesi ve kamu alımları kurallarındaki istisnalar.

Gazete Sayfası Ekonomi Servisi 👁 3,772

Türkiye'nin Avrupa Birliği ve Dünya Ticaret Örgütü nezdindeki eski temsilcisi emekli büyükelçi Selim Kuneralp, Avrupa Birliği'nin 'Made in EU' (AB menşei) ortaklık planını ve bunun Türkiye'ye olası etkilerini Cumhuriyet gazetesine değerlendirdi.

Kuneralp, henüz taslak aşamasında olan ve hayata geçirilmemiş yönetmeliğin temel amacının Çin'e karşı bir koruma mekanizması oluşturmak olduğunu belirtti. Avrupa'nın, özellikle elektrikli araçlar ve güneş enerjili sistemler gibi alanlarda Çin ile ticaretinde büyük bir açık verdiğini vurgulayan Kuneralp, Fransa ve Almanya'nın otomotiv sanayilerinin Çin ile rekabet etmekte zorlandığını ifade etti. Bu rekabet gücü eksikliği nedeniyle Avrupa'nın kendisini gümrük duvarları ve benzeri araçlarla korumaya çalıştığını söyledi.

Çin'in bu durumu aşmak için üretimlerini İspanya ve Macaristan gibi ülkelere kaydırma çabası içinde olduğunu belirten Kuneralp, AB'nin menşe kurallarını devreye sokarak, sadece montajın yeterli olmayacağını, kullanılan girdinin yüzde 70'inin AB kökenli olmasını talep ettiğini aktardı. Bu durumun Çin'i zorladığını sözlerine ekledi.

Koruma duvarlarının sadece elektrikli araçlarla sınırlı kalmayıp, çelik, çimento, alüminyum ve kimya gibi enerji yoğun sektörleri ile otomobil ve otomotiv parçaları üretimini de kapsayacağına dikkat çeken Kuneralp, bu durumun Türkiye için de önemli olduğunu zira Türkiye'nin otomotiv ihracatının yüzde 73'ünün AB'ye yapıldığını hatırlattı. Bu gelişmenin otomotiv üreticilerinde tedirginliğe yol açtığı belirtildi.

Selim Kuneralp, Türkiye'nin 'Made in EU' sürecine dahil olmasının önünde iki temel engel bulunduğunu ifade etti. İlk olarak, 1995 tarihli Gümrük Birliği anlaşması ve 2004 yılındaki gelişmeler gösterildi. Kuneralp, 2004'te AB katılım müzakerelerinin başlamasıyla Türkiye'nin verdiği taahhütleri hatırlatarak, dönemin devlet bakanı Beşir Atalay'a imzalatılan ve Türkiye'nin AB ülkeleri arasında ayrımcılık yapmayacağı ve Gümrük Birliği'ni Kıbrıs'a da uygulayacağı yönündeki mektuba rağmen bu taahhütten cayılmasına işaret etti. Rum bandıralı gemilerin Türk limanlarına girişinin engellenmesinin, AB tarafından 'kendi pazarını bize aç' şeklinde bir şart olarak ileri sürüldüğünü belirtti.

İkinci engel olarak ise, AB'nin 2025 Türkiye raporunda yer alan tespitlere değinildi. Raporda, kamu-özel sektör ortaklıkları ile yapılan büyük altyapı projelerinin sıklıkla kamu alımları kurallarından muaf tutulduğu, AB müktesebatıyla uyumlu olmayan istisnaların arttığı ve bu durumun kamu alımları kurallarının kapsamını daralttığı belirtildi. Ayrıca, mevzuatın kamu kurum ve kuruluşlarının belirli mal ve hizmetleri Devlet Malzeme Ofisi'nden almasını zorunlu kılarak Türkiye'nin istisna kapsamını genişletmesine imkan tanıdığı ve sektöre özgü kanunların şeffaflığı kısıtlamaya devam ettiği ifade edildi. Kuneralp, bu durumların Türkiye'nin ortaklık sürecinde paydaş olmasını engellediğini dile getirdi.

Fransa ve Almanya'nın 'Made in EU' planını daha sınırlı bir kapsamda tutma yönündeki anlaşmasının da Türkiye için olumlu bir gelişme olmadığını belirten Kuneralp, Türkiye'nin Avrupa Birliği politikasında radikal bir değişiklik yaşanmadığı sürece 'Made in EU' konusunda işlerin iyi gitmeyeceğini öngördüğünü sözlerine ekledi.

📊 Döviz Kurları
🇺🇸 USD
49,5637₺ ▲0.01%
🇪🇺 EUR
55,6976₺ ▲0.20%
🇬🇧 GBP
66,0718₺ ▲0.18%

Hava Durumu

☁️
14.9°C
Bulutlu
Hissedilen
15.4°
Min/Max
14°/20°
Nem
86%

♈ Günün Burçları

20 Ekim 2026