Nature dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, dünya genelindeki kıyı riski ve taşkın analizlerinde küresel ölçekte bir temel çizgi hatası yapıldığını ortaya koydu. Yapılan incelemelerde, kıyı şeritlerinde ölçülen gerçek deniz seviyesinin, mevcut birçok çalışmada "sıfır" kabul edilen seviyeden ortalama 27 santimetre daha yüksek olduğu saptandı. Bazı bölgelerde bu uyumsuzluğun 1 metreyi aştığı bildirildi.
Hatalı Veri Modellemeleri ve Jeoit Sorunu
Seeger ve Minderhoud tarafından yürütülen çalışma kapsamında, 2009 ile 2025 yılları arasında yayımlanmış 385 hakemli kıyı tehlike analizi mercek altına alındı. İncelenen çalışmaların %90'ının, yerel ölçümler yerine dünya genelindeki yerçekimi modellemelerine dayanan teorik "jeoit" yüzeylerini esas aldığı belirlendi. Okyanus akıntıları, rüzgar kalıpları ve iklim değişikliğine bağlı termal genleşme gibi dinamik faktörlerin, gerçek deniz yüzeyinin teorik modellerle uyuşmamasına neden olduğu kaydedildi.
Veri Senkronizasyonu ve Belirsizlikler
Araştırma verilerine göre, incelenen makalelerin %99'undan fazlasında deniz seviyesi ve kara yüksekliği verilerinin hatalı veya yetersiz şekilde senkronize edildiği görüldü. Ayrıca, çalışmaların %73'ünde dikey veri sistemlerine dair belgelendirmenin eksik olduğu rapor edildi. Özellikle yerçekimi verilerinin yetersiz olduğu Küresel Güney bölgelerinde belirsizliğin daha yüksek olduğu ifade edildi.
Risk Altındaki Bölgeler ve Nüfus Projeksiyonu
Uyuşmazlığın en yüksek olduğu "sıcak noktalar" olarak Güneydoğu Asya ve Okyanusya işaret edildi. Pasifik ve Hint-Pasifik bölgelerinde ölçülen seviyenin, küresel modellerin 1 metre üzerinde olduğu açıklandı. Yapılan yeni modellemeye göre, deniz seviyesinin 1 metre yükselmesi durumunda risk altındaki nüfusun %48 ila %68 oranında artarak yaklaşık 77 milyon ila 132 milyon kişiye ulaşabileceği hesaplandı. Bu durumun, kıyı altyapıları üzerindeki baskıyı hızlandıracağı vurgulandı.