Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, Pervin Buldan başkanlığında gerçekleştirilen oturumda, kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen kanun teklifini kabul etti. "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", yapılan görüşmelerin ardından yasalaştı.
Teklifte Önemli Maddeler Değiştirildi
Görüşmeler esnasında AK Parti tarafından sunulan önerge ile teklifin birinci maddesi metinden çıkarıldı. Söz konusu maddeyle, İcra ve İflas Kanunu'na idareye başvuru zorunluluğu getirilmesi planlanıyordu. Düzenleme, idare aleyhine hükmedilen para alacakları için doğrudan icra takibi başlatılmadan önce idareye yazılı başvuru yapılmasını şart koşuyordu. Ancak yapılan değişiklik ile bu uygulama metinden uzaklaştırıldı.
Ayrıca, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'na ilişkin 3. madde üzerinde de değişiklik yapıldı. AK Parti'nin önergesi doğrultusunda, noterlere ödenecek yol masraflarının Noterlik Kanunu'nun 112'nci maddesi uyarınca belirlenen tarifeye göre düzenlenmesi kararlaştırıldı. Bu adımın, uygulamadaki tereddütleri gidermesi hedefleniyor.
Muhalefetten Paket Eleştirileri
Kanun teklifine yönelik muhalefet kanadından sert eleştiriler geldi. Yeni Yol Partisi Grubu adına söz alan Hatay Milletvekili N.Ç., paketin içeriğinin yetersiz olduğunu savundu. N.Ç., "Ne yazık ki içi boş bir yargı paketiyle daha karşı karşıyayız. Getirilen teklifin gerekçesi hoş, içeriği boş; hayaller Paris, gerçekler AKP adaleti" ifadelerini kullandı. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının göz ardı edildiği iddia edildi.
Yeni Yol Partisi Bursa Milletvekili C.K.T. ise mevcut sistemin denge ve denetim mekanizmalarını zayıflattığını ileri sürdü. C.K.T., çözümün güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişte olduğunu belirterek, mevcut yapının siyaseti ve sivil toplumu etkisizleştirdiğini savundu.
Temyiz Sınırına Yeni Düzenleme
Paket kapsamında 7. maddeye ilişkin yapılan değişiklik ile İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda düzenlemeye gidildi. Buna göre, bölge idare mahkemelerinin kararları arasındaki parasal farkın 2026 yılı itibarıyla 55 bin lirayı geçmediği durumlarda temyiz yoluna başvurulması sınırlandırıldı. Tek hakim tarafından karara bağlanan ve 2026 itibarıyla 486 bin lirayı aşmayan davalarda da benzer bir parasal fark kriteri uygulanacak.