TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, 12-15 Haziran tarihleri arasında Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'ya bir inceleme ziyareti gerçekleştirecek. AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplanan komisyon, bölgedeki menfur saldırılarla ilgili detaylı bilgi toplamak amacıyla hareket edecek.
Komisyon Başkanı Yusuf Beyazıt, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da meydana gelen saldırılarla ilgili kamu kurumları, mağdur aileleri, okul idarecileri ve öğretmenleri ile diğer ilgili kişilerin dinleneceğini belirtti. Beyazıt, bu ziyaretin komisyonun konu hakkında ayrıntılı bilgi edinmesini sağlayacağını ifade etti. Çalışma takviminin de değerlendirileceği toplantıda, inceleme ziyaretinin 12-15 Haziran tarihlerinde yapılacağı bilgisi paylaşıldı.
Gazi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Galip Yüksel, komisyona bir sunum yaptı. Yüksel, okul saldırılarının sadece güvenlik boyutuyla ele alınmaması gerektiğini vurguladı. Okul saldırısı gerçekleştiren kişilerin psikolojik durumlarına dikkat çeken Yüksel, bu kişilerin akranları tarafından önemsenmeme eğiliminde olduklarını ve bu durumun onları patlamaya hazır hale getirebildiğini söyledi. Saldırganlarda bir şöhret arayışı olduğunu belirten Yüksel, grup çatışmaları ve toplumsal değer erozyonunun da bireyleri etkilediğini dile getirdi. Bu kişilerin, 'Hiçbir şey olmasam da adımı hatırlayacaksınız' düşüncesiyle hareket edebildiklerini ve önemli bir kısmının kendi hayatlarına da son verdiğini ifade etti.
Yüksel, çocukların okula duygusal engelli olarak başladıklarını ve bu nedenle sınıf rehberlik programları geliştirildiğini ancak Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bu programların yeterince uygulanmadığını savundu. Programların uygulanması halinde şiddet olaylarının önemli ölçüde azaltılabileceğini belirten Yüksel, daha mutlu, yaratıcı ve etkili karar veren çocuklar yetiştirmenin mümkün olduğunu söyledi. Okullarda öğrenilen bilgilerin zamanla unutulabileceğini ancak duyguların kalıcı olduğunu vurgulayan Yüksel, okullarda 12. sınıfa kadar rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri kapsamında sosyoduygusal gelişim, kariyer gelişimi ve akademik gelişim alanlarında rehberlik hizmetlerine yer verilmesi gerektiğini ifade etti. Öğretmenlerde ve yöneticilerde de bir rehberlik anlayışının oluşması gerektiğini ekledi. Programın yüzde 65'inin sosyoduygusal gelişime ayrılmasıyla, çocuklara şöhret olmayı, duygularını ifade etmeyi, adlandırmayı ve kabul etmeyi okulda öğretebileceklerini belirtti.
TOBB Üniversitesi Öğretim Üyesi Hilmi Demir, manifesto bırakan katillerle ilgili geçmiş vakalara değinerek, saldırganların toplum ve bireylere karşı nefret duygusunu yücelttiğini aktardı. Demir, Kahramanmaraş ve Urfa'daki okul saldırılarının önlenmesinde polisin son sırada yer aldığını ifade etti. Polislik öncesinde yapılması gereken adımların olduğunu belirten Demir, bu tür vakalar için dijital radikalleşme sorununun dikkatle ele alınması gerektiğini söyledi. Çocukların paylaştığı dijital ağların, onları radikal gruplarla temasa geçirerek beslediğini ve bu durumu hızlandırdığını belirtti. Öfkenin sadece tetikleyici olduğunu, asıl meselenin balonun şişme anı olduğunu vurgulayan Demir, bu şişme anında küresel bir nihilist ağın görüldüğünü ifade etti. Bu ağın içerisinde Türkiye'de on binlerce, dünyada ise milyonlarca çocuğun bulunduğunu aktardı. Bu çocukların okul baskını yapmak, insan öldürmek, hayvanlara ve küçük çocuklara tecavüz etmek gibi eylemleri konuştuklarını ve radikal ağlardan etkilendiklerini sözlerine ekledi.