🇺🇸 USD 45,61₺ ▲0.05%
🇪🇺 EUR 53,17₺ ▼0.01%
🥇 ALTIN 6.687₺ ▲0.69%
BTC 3,55M₺ ▲1.42%
21 Mayıs 2026, Perşembe |
Gündem

Türkiye'de Sel ve Taşkınlar: İklim Değişikliğine Hazırlık Tartışmaları

21 Mayıs 2026, 04:00 Editör
Paylaş:
Türkiye'de Sel ve Taşkınlar: İklim Değişikliğine Hazırlık Tartışmaları

Türkiye, 2025 kuraklığının ardından 2026'da sel ve taşkınlarla mücadele ediyor. Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, ülkenin iklim değişikliğine hazır olmadığını belirterek 'sünger kent' yaklaşımı ve yeraltısuyu besleme projeleri gibi çözümler önerdi. Yetki karmaşası ise uygulamaları geciktiriyor.

Türkiye, 2025 yılında yaşadığı kuraklığın ardından 2026'da aşırı yağışlarla mücadele ediyor. Ülkenin birçok ilinde yaşanan sel ve taşkınlar, yerleşim yerlerinin tahliyesine neden oldu. Adana, Samsun ve Tokat gibi şehirlerde meydana gelen olaylar sonucunda, Tokat'ta 15 mahalle ve 7 köy boşaltıldı.

Felaketlerin nedenleri ve olası ihmaller kamuoyunda tartışılırken, Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yıldız, geçen yılki kuraklığın ve bu yılki aşırı yağışların iklim değişikliğinin bir sonucu olduğunu belirtti.

'TÜRKİYE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE HAZIR DEĞİL'

Dursun Yıldız, yaşanan taşkın ve sel felaketlerinin, Türkiye'nin iklim değişikliğine yeterince hazır olmadığını gösterdiğini ifade etti. Bilim insanlarının, kuraklık, taşkın, sel gibi aşırı meteorolojik olayların şiddetinin ve sıklığının artarak devam edeceği yönündeki uyarılarına dikkat çeken Yıldız, Türkiye'nin bu olayları yönetebilme konusunda yasal ve kurumsal kapasite eksikliklerini gideremediğini vurguladı.

'SÜNGER KENT YAKLAŞIMINA DÖNÜLMELİ'

Kent sellerinin önlenmesi için yağışın toprağa daha fazla sızmasını sağlayacak tedbirlerin alınması gerektiğini belirten Yıldız, göletler ve parklar gibi yeşil alanların fazla yağmur suyunu emerek taşkınları engellediği 'sünger kent' yaklaşımına dönülmesi gerektiğini söyledi. Yıldız, Türkiye'nin fazla yağış aldığı dönemlerde suyun değerlendirilmesi amacıyla 'Yeraltısuyu Besleme Projeleri'nin yaygınlaştırılmasını da önerdi.

'YETKİ KARMAŞASI VAR'

Plansız ve çarpık kentleşmenin durdurulmasının önemine değinen Yıldız, kent yüzeylerinin daha az betonla kaplanarak geçirgenliğinin artırılması gerektiğini ifade etti. Şehirlerin yağmur suyu toplama ve uzaklaştırma sistemlerini atıksu sisteminden ayrı olarak inşa etmesi gerektiğini belirtti. Yıldız, her nehir havzasında taşkın yönetim planları ve illerde İl Afet Risk Azaltma planları bulunmasına rağmen, su yönetimindeki çok parçalı yapının ve koordinasyon eksikliğinin planların etkin uygulanmasını engellediğini dile getirdi.

Kamu kurumlarının sorumluluklarına ilişkin de açıklamalarda bulunan Yıldız, belediyeler, il özel idareleri, su ve kanalizasyon idareleri ve DSİ bölge müdürlüklerinin yetkili ve sorumlu olduğunu ancak yağmur suyunun toplanması ve kentlerdeki derelerin ıslahı gibi konularda yerel mevzuatta yetki ve sorumluluk belirsizliği bulunduğunu söyledi. Bu durumun görev ve yetki karmaşasına yol açarak uygulamaları geciktirdiğini belirtti. Yeni su yasası taslağında bu konulara yer verilse de, havza ölçeğinde etkin bir yetkili kurum tanımlanmadığı için mevcut çok başlı yapının sürmesi ve sorunların devam etmesi bekleniyor.

Yorumlar (0)

Henuz yorum yapilmamis. Ilk yorumu siz yapin!