Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte, adaylar için heyecanlı ve kaygılı bir dönem başladı. Yerleşen veya istediği sonucu alamayan öğrenciler için bu süreç, eğitim hayatının ötesinde kişisel değer algısını da etkileyebiliyor.
Uzman Psikolog Begüm Demir, bu hassas dönemin sağlıklı atlatılması için ailelere önemli uyarılarda bulundu. Demir, tercih sonucunun bir bireyin değerini veya potansiyelini belirlemediğini vurgulayarak, hedeflenen bölüme yerleşememenin veya farklı bir sonuçla karşılaşmanın hayatın sonu olmadığını belirtti. İstediği bölüme yerleşemeyen gençlerde hayal kırıklığı, yetersizlik ve gelecek kaygısının görülebileceğini ifade etti.
Demir, beklenen sonucu alamayan öğrenciler için duygularını bastırmamaları, aceleci kararlar vermemeleri, gerçekçi değerlendirmeler yapmaları ve alternatif yolları göz ardı etmemeleri gerektiğini söyledi. Ek tercihler veya yeniden sınava hazırlanmanın birer seçenek olduğunu ve bunun hedefin tamamen bittiği anlamına gelmediğini ekledi.
Ebeveynlerin tutumunun bu süreçte belirleyici olduğunu aktaran uzman, ailelerin öncelikle çocuklarının yanında durması gerektiğini vurguladı. Demir, iletişime başlarken “Nereyi kazandın?” veya “Neden olmadı?” yerine “Nasıl hissediyorsun?” sorusunun önemine dikkat çekti. Kıyaslama yapmanın veya geçmiş emekleri sitem konusu etmenin baskıyı artıracağını belirtti.
Sonuçların açıklanmasıyla sosyal medyada paylaşımların arttığı bu dönemde gençlerin kendilerini başkalarıyla kıyaslama tuzağına düşebileceğini kaydeden Demir, bunun özgüven kaybına yol açabileceğini söyledi. Herkesin başlangıç noktasının, imkanlarının ve hedeflerinin farklı olduğunu hatırlatan Demir, “Başkasının yerleştiği yer, sizin başarısızlığınızın kanıtı değildir” açıklamasında bulundu.