ABD, Küba'nın eski lideri Raul Castro hakkında, 1996'da iki sivil uçağın düşürülmesiyle ilgili olarak "ABD vatandaşlarını öldürmek için komplo kurmak" ve diğer suçlardan dava açtı. Miami'de düzenlenen basın toplantısında ABD Adalet Bakanı Vekili Todd Blanche, nisan ayında bir büyük jüri tarafından hazırlanan ve gizliliği kaldırılan iddianameyi duyurdu.
İddianamede, Castro ve beş Kübalı askeri yetkili, Küba kökenli Amerikalıların kurduğu "Brothers to the Rescue" grubuna ait iki silahsız sivil uçağı uluslararası hava sahasında düşürmekle suçlanıyor. Olayda A.A.J., C.A.C., M.M.d.l.P. ve P.M. hayatını kaybetmişti.
Bakan Vekili Blanche, "Neredeyse 30 yıldır dört Amerikalının ailesi adalet bekliyordu. ABD ve Başkan Trump vatandaşlarını unutmaz ve unutmayacaktır. Eğer Amerikalıları öldürürseniz, kim olduğunuza, hangi unvanı taşıdığınıza ve ne kadar zaman geçtiğine bakılmaksızın peşinizden geliriz" dedi. İddianamedeki cinayet ve komplo suçlamaları, idam veya ömür boyu hapis cezası öngörüyor.
Küba'dan Sert Tepki: Siyasi Manevra
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, ABD'nin suçlamalarını sert bir dille eleştirerek, bunu "hiçbir hukuki dayanağı olmayan siyasi bir manevra" olarak nitelendirdi. Díaz-Canel, uçakların düşürülmesinin "Küba kara sularında meşru müdafaa" olduğunu savunarak ABD'yi gerçekleri çarpıtmakla ve Küba halkına toplu cezalandırma uygulamakla suçladı. Ayrıca, bu iddianamenin Küba'ya yönelik olası bir askeri saldırıyı meşrulaştırmak için uydurulduğunu iddia etti.
Castro'nun ABD'de Yargılanması Süreci
Gazetecilerin Castro'nun ABD'de yargılanması için nasıl bir yol izleneceğine dair sorularını yanıtlayan Todd Blanche, eski lider hakkında yakalama kararı çıkarıldığını doğruladı. Blanche, ABD'nin operasyon düzenleyip düzenlemeyeceğine dair ayrıntı vermekten kaçınarak, "Kendi rızasıyla ya da başka bir yolla, buraya gelmesini bekliyoruz" ifadesini kullandı. Bu açıklama, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında benzer suçlamalarla Venezuela'da gerçekleştirdiği operasyonla eski Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu ele geçirip New York'ta hapse atmasını akıllara getirdi.
Siyaset uzmanları, ABD'nin bu hamleyle Küba hükümeti üzerindeki baskıyı kademeli olarak artırmayı ve masada teslim olmaya zorlamayı amaçladığını belirtiyor.
Ambargo ve Kesintiler Gölgesinde Gerilim Artıyor
ABD, son dönemde Küba'ya yönelik yaptırımları sıkılaştırırken, adaya yönelik petrol ve yakıt blokajı nedeniyle Küba'da elektrik kesintileri ve gıda kıtlığı yaşanıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Küba'nın bağımsızlık gününe denk gelen mesajında, adadaki elektrik ve gıda krizinin sorumlusunun Küba ordusu tarafından yönetilen GAESA holdingi olduğunu belirtti. Başkan Trump ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Küba kökenli Amerikalılarla harika ilişkileri olduğunu ifade ederek, "İnsani açıdan yardım etmek için buradayız" değerlendirmesinde bulundu.
Fidel Castro'nun kardeşi olan ve Küba Devrimi'nin yaşayan son liderlerinden Raul Castro, 2008-2018 yılları arasında devlet başkanlığı yapmıştı. Castro, aktif görevlerinden emekli olduktan sonra da ada siyasetindeki nüfuzlu figürlerden biri olmaya devam ediyor.