Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından kurulan düzenin devam ettiğini belirterek, "Saray rejimi ülke ve halk üzerinde bir yüktür. Kurtulup sırtımızdan atılmadıkça kimseye huzur; ekmek, barış, özgürlük yoktur. 12 Eylülcülerle hesaplaşmak, sermaye sınıfının faşizm yönelimini kırmak adına, şimdi birlik ve mücadele zamanıdır" ifadelerini kullandı.
Tüzel, 12 Eylül askeri darbesinin 46. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, darbenin siyasi hayatta yarattığı tahribatın henüz aşılamadığını vurguladı. Darbenin, emekçi sınıfların ve devrimci gençliğin mücadelesini bastırmak amacıyla yapıldığını belirten Tüzel, "İdamlar, cezaevleri, işkenceler, sıkıyönetim, grev ve sendika yasakları, parti kapatmaları, işten atmalar ile adeta bütün bir ülkenin üzerinden geçmek anlamına geliyordu yaşananlar. Amaç belliydi; halkın hak arayışını vahşice sindirmek" dedi.
Darbe sonrası sermaye iktidarının emekçi sınıflara yönelik saldırılarının ve ABD emperyalizmine bağımlılığın arttığını savunan Tüzel, bu durumun güncel yansımasının NATO Zirvesi ve sonuçları olduğunu söyledi. Tüzel, "Erdoğan ve Cumhur İttifakı yönetimindeki Saray oligarşisi eliyle, Barrack-Trump ikilisinin arzu ettiği, 'Orta doğu'da demokrasiye değil monarşiye ihtiyaç var' saptaması ülkemizde gayet isabetli şekilde hayat buluyordu" değerlendirmesinde bulundu.
2017 referandumu sonrası yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin devam ettiğini belirten Tüzel, bu sistemin patron sınıfının çıkarlarını gözettiğini ifade etti. Açıklanan Orta Vadeli Program'ın (OVP) sermaye sömürüsünü derinleştirecek vaatler içerdiğini ve faturasının halka kesileceğini söyledi. Tüzel, "Halka 'sabretmekten' patronlara sını almak için mızıldanmaktan başka düşen pay yok" diye konuştu.
Tüzel, saray rejiminin 12 Eylül'ün mirasını sürdürdüğünü ve muhalefeti tasfiye etmeye çalıştığını iddia etti. Üsküdar'daki olaylara atıfta bulunarak, saray yönetiminin seçimleri garantilemek için anayasa, siyasi partiler ve seçim yasalarında değişiklik hazırlığı içinde olduğunu öne sürdü. Bu düzenlemelerin, siyasi iktidarın merkez partilerini güçlendireceğini ve muhalefetin koşullarını zorlaştıracağını savundu.
Değişim isteyen emekçilerin mücadelesinin önemine dikkat çeken Tüzel, 12 Eylül'de işçi sınıfı ve gençliğe yönelik baskıları hatırlattı. Tüzel, "İşçi sınıfımız, emekçiler, kadınlar ve gençliğimiz çok iyi farkındadır ki, bu 12 Eylül devamcısı saray rejimi ülke ve halk üzerinde bir yüktür. Kurtulup sırtımızdan atılmadıkça kimseye huzur; ekmek, barış, özgürlük yoktur" dedi. Partisinin, birleşme ve sesini yükseltme çağrısı yaptığını sözlerine ekledi.