Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) iş insanı Osman Kavala'nın serbest bırakılması gerektiği yönündeki kararına Türkiye'den sert tepki geldi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, AİHM'in siyasi proje kararları aldığını iddia etti.
Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, AİHM Büyük Dairesi'nin Osman Kavala başvurusuna ilişkin kararının, Türkiye'ye karşı takınılan yanlı yaklaşımın son örneği olduğu belirtildi. Açıklamada, kararın hem başvuru sürecinin işleyişi hem de Mahkeme'nin yerleşik içtihatlarına aykırı değerlendirmeler içermesi nedeniyle eleştirildiği vurgulandı.
Osman Kavala'nın, Gezi Olayları'nın organizasyonu, planlanması ve finansmanındaki rolü nedeniyle bağımsız ve tarafsız Türk mahkemeleri tarafından yapılan yargılamalar sonucunda Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldığı hatırlatıldı. Bakanlık, AİHM'in kesinleşen mahkumiyeti yok hükmünde sayma talebinin yetki aşımı olduğunu ve uluslararası hukukun temel ilkelerini hiçe sayarak ulusal yargı yetkisini gasp ettiğini savundu.
Açıklamada ayrıca, AİHM'in Türk yargı ve idari makamlarına yönelik kötü niyet isnadının kabul edilemez olduğu ifade edildi.
Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, AİHM'in siyasi proje kararları vermesi durumunda Türkiye için bir kıymetinin kalmayacağını belirtti. Uçum, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) taraf olma durumunu ve AİHM'e bireysel başvuru imkanını gözden geçirmeye zorlanabileceğini söyledi. Türkiye aleyhine siyasi hesaplarla kararların devam etmesi halinde, AİHM sisteminin çöküşünün kaçınılmaz olacağını ifade etti.
AİHM Büyük Dairesi, daha önce Kavala'nın haklarının ihlal edildiğine hükmetmiş ve salı günü Kavala'nın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılması gerektiğini bildirmişti. Kararda, Kavala'nın tutukluluğu ve mahkumiyetinin AİHS'e aykırı olduğu, kendisine yönelik tedbirlerin ise onu susturmak gibi ikincil bir amaç güttüğü belirtilmişti. Mahkeme, Türkiye'deki yapısal eksikliklerin, özellikle siyasi davalarda yürütme organının yargı kararları üzerindeki etkisini kolaylaştırdığını da not etmişti. AİHM ayrıca, Türkiye'nin Osman Kavala'ya 70 bin euro manevi tazminat ve 43 bin euro yargılama masrafı ödemesine hükmetmişti.