İstanbul'un Kuzey Ormanları'nın Çatalca'daki uzantısında taş ocaklarının neden olduğu yıkımın boyutları artıyor. Ormanların yanı sıra su varlıkları, yaban yaşamı ve kültürel miras da bu yıkımdan etkileniyor. Danamandıra Köyü sakinleri, yıkımın durdurulması çağrısında bulunuyor.
Danamandıra Köyü Yardımlaşma ve Çevre Koruma Derneği'nden alınan bilgiye göre, 2000'li yılların başında bölgede sadece iki taş ocağı bulunurken, 2015 yılından itibaren bu ocakların sayısı ve genişliği arttı. Şu anda köyde aktif yedi taş ocağı bulunuyor.
Dernek tarafından yapılan açıklamada, mevcut taş ocaklarının ormana büyük zarar verdiği belirtildi. Geçtiğimiz yılın sonunda, yeni bir ocakla birlikte toplam üç bölgede yaklaşık 140 dönümlük orman alanı taş ocaklarına tahsis edildiği ifade edildi. Bu tahsisin, 20 futbol sahası büyüklüğünde bir alana denk geldiği vurgulandı. Dernek, taş ocaklarının genişlemesini ve yeni ruhsatları iptal ettirmek amacıyla açtığı iki dava dilekçesinin idare mahkemesince reddedildiğini bildirdi.
Üç taş ocağının genişletilmesi ve bir yenisinin eklenmesiyle birlikte toplamda 250 dönüm daha doğanın yok edileceği aktarıldı. Ayrıca, ÇED süreci devam eden ve izin bekleyen iki farklı alanda daha 350 dönümlük bir alanın daha taş ocağına dönüştürülme riski bulunuyor. Bu alanların büyüklüğü, 400 haneli köyün yerleşim alanının toplam 360 dönüm olmasıyla kıyaslanıyor.
Gümüşpınar ve Danamandıra köyleri arasındaki ormanlık alanda geri dönülemez bir yıkımın yaşanacağı uyarısı yapıldı. Mevcut ve planlanan taş ocaklarının bulunduğu bölgedeki yumuşak ve geçirgen kireç taşı yapısının, dinamit patlatmalarıyla hem yer üstü su yollarına zarar verdiği hem de meşe ormanlarını yok ettiği belirtildi.
Bölgedeki Mandıra Deresi'nin de taş ocakları çalışmalarından olumsuz etkileneceği ifade edildi. Terkos Barajı'nı besleyen iki dereden biri olan Mandıra Deresi'nin, milyonlarca İstanbullunun içme suyu kaynağı açısından hayati öneme sahip olduğu vurgulandı.