Pensilvanya eyaletinde, son yılların en ölümcül kızamık salgınıyla mücadele kapsamında sağlık görevlileri, özellikle modern yaşamdan uzak duran Amish topluluğuna yönelik yoğun bir çaba gösteriyor. Klinik süpervizörü Dale Weiser gibi hemşireler, günde 30 mil (48.3 km) yol kat ederek, bölgedeki Amish evlerini ziyaret ediyor.
Bu ziyaretlerde amaç, aşılanmamış bireylere ulaşarak kızamık aşısı (MMR) yapmaktır. Weiser, karşılaştığı birçok kişinin sağlık sigortası olmadığını ve sağlık sistemiyle yeterince etkileşimde bulunmadığını belirtiyor. Ancak, kurulan güven ilişkisi ve soruların yanıtlanmasıyla, aşı kararlarında olumlu değişiklikler gözlemleniyor.
Bu ev ziyaretleri, Chester County Sağlık Departmanı'nın salgınla mücadele stratejisinin önemli bir parçası. Departman, Covid-19 pandemisi sırasında uygulanan benzer yöntemleri kullanarak, topluluk üyelerine ulaşmaya çalışıyor. Salgının başlangıcından bu yana, Chester County'de 538 MMR aşısı yapıldı; bunların 340'ı evlerde gerçekleştirildi.
Eyalet genelinde ise pop-up klinikler aracılığıyla yaklaşık 4.300 MMR aşısı uygulandı. Buna rağmen, eyalette kızamık komplikasyonları nedeniyle dört ölüm rapor edildi. Bu durum, ABD'de 1992'den bu yana görülen en ölümcül salgın olarak kayıtlara geçti.
Amish topluluğunun sağlık sistemine düzenli erişimi olmaması ve teknoloji kullanımından kaçınmaları, aşılamada bazı zorluklar yaratıyor. Ancak uzmanlar, toplulukta aşı karşıtı belirgin bir dini eğilim olmadığını, daha çok pratik zorlukların ve bilgi eksikliğinin etkili olduğunu vurguluyor. Amish toplumu, sosyal yapısı gereği oldukça yakın ilişkiler içinde olduğundan, virüsün yayılması hızlı olabiliyor ve özellikle bebekler için büyük risk oluşturuyor.