Telefonla iletişim kurulurken sergilenen fiziksel hareketlerin altında yatan biyolojik ve zihinsel süreçler uzmanlar tarafından incelendi. Birçok bireyin telefon görüşmesi sırasında oda içerisinde hareket etme eğilimi gösterdiği gözlemlenmektedir.
Stanford Üniversitesi bünyesinde Marily Oppezzo ve Daniel Schwartz tarafından gerçekleştirilen bilimsel çalışma, hareket ile düşünme süreçleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktadır. Araştırma verilerine göre, yürüyüş yapmanın "ıraksak düşünme" yeteneğini, yani yaratıcı çözümler üretme kapasitesini artırdığı tespit edilmiştir. Yapılan testlerde, hareket halindeki katılımcıların %81 oranında oturur pozisyondaki katılımcılara göre daha yüksek performans sergilediği kaydedilmiştir.
Uzmanlar, telefonda konuşurken hareket etmenin bir stres veya kaygı belirtisi olmadığını vurgulamaktadır. Bu durumun, kelimelerin seçilmesi ve fikirlerin organize edilmesi gibi zihinsel süreçleri destekleyen doğal bir mekanizma olduğu belirtilmektedir. Hareketin, konuşma akışını kolaylaştırdığı ve zihinsel berraklığı artırdığı ifade edilmektedir.
Konuya ilişkin bir diğer bulgu ise Nature dergisinde yayımlanan bir araştırmaya dayanmaktadır. Doğuştan görme engelli bireylerin, iletişim sırasında jest ve mimik kullanmaya devam ettikleri saptanmıştır. Bu veri, vücut hareketlerinin sadece görsel bir iletişim aracı değil, düşünme ve ifade etme sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kanıtlamaktadır.