Yıllardır baraj göllerinin altında kalan yaklaşık 890 hektarlık alan, suların çekilmesiyle yeniden gün yüzüne çıktı. Bölgenin doğal bitki örtüsünü yeniden canlandırmak amacıyla başlatılan projede, yaklaşık 17 milyar tohum kullanılarak doğanın iyileştirilmesi hedefleniyor. Yurok topluluğunun da destek verdiği ekipler, eski rezervuar alanlarına tohumları saçarak bölgenin yeniden yeşermesini sağlamaya çalışıyor.
Büyük Ölçekli Tohum Toplama ve Çoğaltma Çalışmaları
Bu denli geniş bir alanı yeniden bitkilendirme hazırlıkları, barajların tamamen kaldırılmasından yıllar önce başladı. Ekipler, Klamath Nehri çevresindeki doğal bitki türlerinden milyonlarca tohum topladı. Bu tohumlar, bölgedeki fidanlıklarda çoğaltılarak yaklaşık 17 milyarlık devasa bir stok oluşturuldu. Çalışmalar, tohumların rastgele saçılmasından ibaret değil; toprak yapısı ve bölgenin ekolojik özelliklerine göre özel bitki karışımları hazırlanıyor. Otların yanı sıra çalılar ve ağaçlar da eski rezervuar alanlarına dikiliyor. Proje kapsamında yaklaşık 100 farklı yerli bitki türünden faydalanılıyor.
İlk Ekime Başlandı ve Habitat İyileştirme
Baraj sularının çekilmesinin hemen ardından, ekipler çamurlu zemine girerek ekim işlemlerine başladı. İlk aşamalarda milyarlarca tohumun yanı sıra on binlerce meşe palamudu ve yaklaşık 76 bin ağaç ile çalı, eski rezervuar alanlarına dikildi. Bu çalışmalar, bölgedeki erozyonu azaltmayı, toprağı sabitlemeyi ve istilacı türlerin yayılmasını engellemeyi amaçlıyor.
Somonlar İçin 640 Kilometrelik Yaşam Alanı Açıldı
Dört barajın kaldırılmasıyla Klamath Nehri'nin uzun süredir kesintiye uğrayan doğal akışı yeniden sağlandı. Projenin temel hedeflerinden biri, somonların geçmişte kullandığı üreme alanlarına erişimini kolaylaştırmak. Barajların ortadan kalkmasıyla balıkların ulaşabileceği yaklaşık 640 kilometrelik tarihi yaşam alanının yeniden birbirine bağlanması planlanıyor. Yeni bitki örtüsünün nehir çevresinde balıklar, kuşlar ve diğer canlılar için yeni yaşam alanları oluşturması bekleniyor. Klamath'taki bu çalışma, barajların kaldırılmasıyla sınırlı kalmayacak; eski rezervuar tabanlarının doğal araziye dönüşümü için ekim, dikim ve habitat iyileştirme çalışmalarının önümüzdeki yıllarda da devam etmesi öngörülüyor.