Küresel lojistik sektörü, Rusya-Ukrayna savaşı, jeopolitik gerilimler, ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve kritik deniz geçişlerindeki kesintiler nedeniyle önemli değişimler yaşamaktadır. Bu gelişmeler, küresel ulaştırma koridorlarının stratejik önemini artırmış, Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları Süveyş Kanalı trafiğini etkileyerek Ümit Burnu rotasının kullanımına ve navlun bedellerinin yükselmesine neden olmuştur.
Küresel değer zincirleri (GVC'ler), uluslararası ticaretin yaklaşık yüzde 70'ini oluşturmakta ve pandemi sonrası jeopolitik sarsıntılara rağmen 2024 yılında rekor seviyelerde faaliyet göstermiştir. OECD verilerine göre, 2024'te küresel GSYİH'nın yaklaşık yüzde 17'si değer zincirleri üzerinden gerçekleşen ticaretten oluşmuştur. Bu durum, üretimde kullanılan ara girdilere yönelik ticaretin yüksek payını yansıtmaktadır.
Fortune Business Insight'a göre, küresel lojistik pazarı 2025'te yaklaşık 12,27 trilyon dolara ulaşmış, 2026 sonu için 13,04 trilyon dolar, 2034'e kadar ise yıllık bileşik büyüme oranıyla (CAGR) 22,30 trilyon dolara çıkması beklenmektedir. Asya Pasifik bölgesi, 2025'te yüzde 42,54'lük pazar payıyla lojistik pazarında hakimiyetini sürdürmektedir.
Türkiye'nin lojistik sektörü, operasyonel kabiliyetleri ve süreç verimliliği ile öne çıkmaktadır. Coğrafi avantajın ekonomik kazanca dönüşmesi; taşımacılık sürelerinin kısaltılması, gümrük süreçlerinin hızlandırılması, demiryolu altyapısının güçlendirilmesi ve farklı taşıma türlerinin entegrasyonuna bağlıdır. Sektör, Türkiye'nin hizmet ihracatında seyahat ve turizmden sonra en büyük ikinci kalemi oluşturmaktadır.
2025 verilerine göre, Türkiye'nin lojistik ve taşımacılık ihracat geliri 42,57 milyar dolar olarak gerçekleşmiş ve toplam hizmet ihracatı gelirlerinin yaklaşık yüzde 34,1'ini karşılamıştır. Dış ticarette denizyolu taşımacılığı değer ve yük miktarı bakımından belirleyici konumdadır. 2025'te Türkiye limanlarında elleçlenen toplam konteyner miktarı yüzde 3,5 artarak yaklaşık 14 milyon TEU'ya, toplam yük miktarı ise yüzde 4 artışla 553,3 milyon tona ulaşmıştır.
Karayolu ile gerçekleştirilen ihracat 87,2 milyar dolar, ithalat ise 69,5 milyar dolar olarak kaydedilmiştir. Türkiye'nin toplam demiryolu ağı 2025 sonunda 13 bin 919 kilometreye ulaşmış, demiryolu bağlantılı liman sayısı ise 16'ya yükselmiştir. Havayolu taşımacılığında ise Türkiye havalimanlarındaki toplam kargo trafiği 2,21 milyon tonu aşmıştır.
Küresel ticarette çevresel sürdürülebilirlik, rekabetin yeni kriteri olarak öne çıkmaktadır.